Pamuklarda Zarar Yapan Beyaz Sinek (Bemisia tabaci Genn.) Üzerinde Toksikolojik Çalışmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
1977-1982
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Atilla ZORAL
Proje Yardımcıları:
Ömer Nazım DİNDAR, Doğan YILMAZ
Proje Özeti:
Güney Anadolıı Bölgesinde pamuklarda zararlı olan Beyaz Sinek (Bemisia tabaci Genn.). üzerinde çalışmalar başlangıçta Çukurova yöresine yönelik ele alınmış ve 1977 yılında projelendirilmiştir. Elde mevcut hassas bir populasyon olmadığı için Çukrova' dan toplanan Beyaz Sinek örnekleri laboratuvarda ilaca maruz bırakılmaksızın bir yıl boyunca yetiştirilmiş ve elde edilen populasyon hassas kabul edilmiştir. Daha sonraki yıllarda bu populasyonun tarlada kullanılan ilaçlara karşı LD 50 ve LD 90 değerleri probit analiz yöntemiyle Finney(1964)'e göre tespıt edilmiştir. Bu çalışmaların paralelinde yıllar itibariyle tarla populasyonları üzerinde yapılan LD 50 ve LD 90 değerleri tesbiti çalışmaları ile dirençteki tırmanışlar takip edilmiştir. Yapılan denemelerde zararlı sayısının imkanlar ölçüsünde yüksek tutulmasına özen gösterilmiştir. Yıllar itibariyle elde edilen değerler incelendiğinde dirençteki tırmanış açık bir şekilde görülmektedir. Örneğin Imperator (Cypermethrin) ilacı ile yapılan çalışmalarda 1980 yılında hassas populasyona göre direnç emsali 26.76 iken, 1982 yılında bu oran 280.57'ye tırmanmıştır. Decis (Deltamethrin) ilacı için 1980 yılında 21.27 olan direnç emsali 1982'de 143.51'e, Sumicidin (Phenovalerate) için 1980 yılında 7.76 iken 1982'de 132.55 ve Actellic (Pirimiphos-methyl) için 1982'de 150.99 olarak bulunmuştur. Görüldüğü gibi zararlının belirtilen ilaçlara karşı direncindeki tırmanış tehlikeli boyutlara ulaşmış bulunmaktadır. Zararlıya karşı aynı ilaçlarla yapılan tarla denemelerinden elde edilen neticeler de çalışmalarımızı doğrular nitelikte olmuştur. Çalışmalar devreye girecek yeni ilaçlar için de sürdürülmektedir.

 İncirlerde Kanlı Balsıra (Ceroplastes rusci L)'ya Karşı Yapılan İlaçlamalardan Sonra Kalıntıların Araştırılması

Başlama /Bitiş Tarihi:
1981-1982
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Feriha KÜÇÜKKALIPÇI
Proje Yardımcıları:
Dr. Ayten GÜVENER , Pervin ÖNDER , Kevser CANDAŞ
Proje Özeti:
İncirlerde kanlı balsıra’ ya karşı yapılan Supracide (Methidathion), Fosforin (Methyl parathion) ve Hostathion (Trizophos) ilaçlamalarından sonra, bu ilaçlann kalıntı analizleri yapılmış, bulunan kalıntı miktarlarının toleransları aşıp aşmadığı, insan sağlığı ve dış ticaretimiz yönünden bir sakınca yaratıp yaratmadığı araştırılmıştır. 1978-1981 yılları arasında Supracid'le ilaçlanıp analizi yapılan incirlerde; % 01.25 dozda ilaçlanıp 39 gün sonra hasat edilen taze incirde 0.24 ppm, % 01'lik dozda ilaçlanıp 28 gün sonra hasat edilende ise 0.35 ppm Methidathion bulunmuştur. Yine % 0.1 'lik dozda ilaçlanıp 40 gün sonra hasat edilen taze incirde kalıntı bulunmamış, ertesi sene yine aynı dozda ilaçlanıp 34 gün sonra hasat edilen de ise 0.0002 ppm kalıntı bulunmuştur. İncirde Methidathion için verilmiş tolerans olmadığından kıyaslamalar diğer meyveler için verilmiş toleransla yapılmıştır. Codex Alimentorius toleransı elma ve armutta 0.5 ppm, Almanya toleransı ise 0.3 ppm dir. Kayısı, kiraz, şeftali, üzüm gibi meyveler için ise toleranslar 0.2 ppm olarak verilmiştir. Bulunan kalıntı miktarları toleranslarla kıyaslandığında Supracid'in % 0.11’lik dozunun ilaçlama ile hasat arasında en az 35 gün bırakılarak pratiğe verilmesi uygun görülmüştür. 1980-1982 yıllarında Fosforin (Methyl parathion)'le ilaçlanmış taze incirlerde % 0.15'lik dozda ilaçlamadan 40 gün sonra hasat edilene 0.0024 ppm, 34 gün sonra hasat edilende 0.0003 ppm ve 21 gün sonra hasat edilende 0.0017 ppm Methyl parathion bulunmuştur. Kuru incirde ise miktarlar çok daha düşüktür. Methyl parathionun incirde verilmiş toleransı Amerika Birleşik Devletleri tolerans listesinde 1 ppm dir. Codex tolerans listesinde meyveler için tolerans, 0.2 ppm, F ederal Almanya’ da ise 0.15 ppm olarak verilmiştir. Bu toleranslarla kıyaslandığında Fosforin’ in % 01.5' lik dozunun ilaçlama ile hasat arasında en az 21 gün bırakmak şartıyla pratiğe verilmesi uygun görülmüştür. 1981-1982 yılında taze ve kuru incirlerle yapılan hostathion analizlerinde % 01'1ik dozda ilaçlanıp 34 gün sonra hasat edilen taze incirde 0.05 ppm bu incirin kurutulmuşunda 0.04 ppm, % 01.5'luk dozla ilaçlanıp 42 gün sonra hasat edilen yaş incirde 0.12 ppm kurusunda ise 0.07 ppm Triazophos bulunmuştur. Tolerans listelerinde incir için verilmiş Triaibphos toleransı olmadığından kıyaslamalar fasulye, mısır, patates, şeker pancarı, elma vearmut için verilmiş 0.1 ppm'lik toleransla yapılmış ve % 0.1' lik dozun biyolojik etkinliği pek iyi sağlamadığı gurubunda belirtilmiş, %01.5' luk dozda ilaçlanan incirlerde ise kalıntı toleransın üzeriinde olduğundan ve hasat süresini daha fazla uzatmak mümkün olmadığından uygulamaya verilmemiştir.

 Eskişehir İlinde Hububata Zarar Veren Kokarot (Bifora radians Bieb.)’a Karşı Kimyasal Savaş Olanakları Üzerinde Çalışmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
1978–1982
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Metin KURÇMAN
Proje Yardımcıları:
Baki TAŞTAN, Ahmet ERCİŞ
Proje Özeti:
Hububat arasında problem olan Kokarot (Bifora radians Bieb.)’a karşı denemeler 1978–1982 yıllarında Eskişehir Karacaşehir köyü çiftçi tarlasında yürütülmüştür. Pre-emergens (1978–1979) ve post-emergens denemeleri tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlı olarak düzenlenmiştir. Pre-emergens uygulamalar buğday ekiminden sonra, post-emergens uygulamalar ise buğday kardeşlenme, kokarotlar 4–5 dalcıklı devrede iken yapılmıştır. Parsel büyüklüğü 20m2 alınmış, dekara 50 l su hesabıyla, Holder el pülverizatörüyle herbisitler pülverize edilmiştir. Deneme parsellerinde Kokarottan başka 1982 yılında Ballıbaba (Wiedemannia orientalis), Muhabbet çiçeği (Reseda lutea), Adi papatya (Matricaria chamomilla) olduğu saptanmıştır. Herbisit etkilerinin gözlem ve sayımları 3–4 kez parsellerin tümünde yapılmıştır. AYAK (1–9) ıskalasına göre Kokarot, diğer yabancıotlar ve buğdaya karşı yüzde etki değerleri bulunmuştur. Buğdayın fenolojisi esas alınarak Kokarotların fenolojik gelişme devreleri saptanmıştır. Buğday 3 yapraklı gelişme devresinde iken, Kokarotun kotiledon ve gerçek yapraklarını oluşturduğu 1–2 dalcıklı olduğu, buğday kardeşlenme döneminde iken bitkinin 3–10 cm boyda, 4–7 dalcıklı olduğu belirlenmiştir. Pre-emergens olarak Kokarota karşı uygulanan herbisitler %38,0–76,7 oranında yetersiz etki gösterdiğinden kokarota karşı kullanılamayacağı kanısına varılmıştır. Uygulamada hububat arasındaki geniş yapraklı yabancıotlara karşı kullanılan Isooctylester, Isobutylester bileşimli herbisitler Banvel 4 OS ile karıştırılarak Kokarota karşı 3 yıl denenmiş Kokarota yetersizliği nedeniyle Ester bileşimlerin tek başına ve Banvel 4 DS OS ile karışımlarının kullanılamayacağı kanısına varılmıştır. Lontrel 100 (!00 cc/da) Kokarota karşı 2 yıl %95.4-97.7 oranında yeterli etki göstermiştir. Yalnız Kokarota karşı Lontrel 100’ün kullanılabileceği kanısına varılmıştır. Glean 75 DF’in 1 gr/da dozu %86.0; 1,5 gr/da dozu %95.4; 2 gr/da dozu %97.7 oranında Kokarota karşı yeterli etki göstermiştir. Glean 75 DF’nin ekonomik nedenlerle 1 gr lık dozu %86.0 oranında etki ile yeterli olacağı ve bu dozun, şimdilik sürekli olarak hububat ekilen alanlarda Kokarota karşı önerilebileceği kanısına varılmıştır. Kokarotla birlikte geniş yapraklı yabancıotlar yoğun ise Glean 75 DF veya Lontrel+Hedonal Isooctylester karışımı ( 100+200cc/da) kullanılmalıdır.

 Orta Anadolu Hububat Tarlalarında Görülen Yabani Yulaf (Avena ludoviciana) Ve Geniş Yapraklı Yabancıotlara Karşı İlaç Denemesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
1981-1982
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Metin KURÇMAN
Proje Yardımcıları:
Baki TAŞTAN Ahmet ERCİŞ
Proje Özeti:
İlaç denemesi Ankara Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Deneme tarlasında açılmıştır. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrararlıtertiplenmiştir. Parsel alanı 20 m2 alınmıştır. Deneme dekara 50 litre su hesabı ile holder el pülverizatörü kullanılmıştır. Herbisitlerin yabancıotlara ve kültür bitkisine etkileri 1-9 (AYAK) ıskalasına göre hesaplanmıştır. Her parsele 22.10.1981 tarihinde 5 sıra olarak 280 gr, buğday f~(Haymana 79) ekilmiştir. Buğday kardeşlenme, yabancıotlar 3-4 yapraklı. gelişme devresinde iken 19.4.1982 tarihinde, Avange-200-D (400-500 cc/da) ve mukayese ilacı Vidkiller-D (163 cc/da) uygulanmıştır. Uygulama anında hava sıcaklığı 10oC, nisbi nem % 51.3 idi. Denemede yabani yulaftan başka, Bupleurum rotundifolium (Tavşan kulağı), Centaurea depressa (Peygamber çiçeği), Geranium tuberosum (Yabani cam çiçeği), Scandix pecten veneris (Venus toprağı), Sisymbrium altissimum (Süpürgeotu), Turgenia latifolia (Pıtrak) olduğu saptanmıştır. Gözlem ve sayım tarihleri: 10.5.1982, 26.5.1982, 16.6.1982 tarihlerinde olmak üzere 3 kez parsellerin tümünde yapılmıştır. Kanaat: Buğday kardeşlenme devresinde, yabancıotlar 3-4 yapraklı gelişme devresinde uygulanan Avange 200-D dekara 400 cc dozu denemedeki tüm yabancıotlara % 86.0 oranında, dekara 500 cc doz ise % 91.8 oranında yeterli etki göstermiştir. Her iki doz buğdayda fitotoksik bir etki göstermemiştir. Ekonomik olması nedeniyle dekara 400 cc lik doz önerilir.

 Orta Anadolu Bölgesinde Tarla Faresi (Microtus güntheri Danford and Aiston, M.Arvalis Pallas) ve Gelengi (Citellus citellus gelengius Mursaloğlu) Mücadelesi İçin Hazırlanan Zehirli Buğdaylarda Vazelin Yerine Kullanılmakta Olan Yanık Motor Yağlarının Uygulanma Olanağı Üzerinde Araştırmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
1982
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Dr. Ertaç TUTKUN
Proje Yardımcıları:
Gültekin ÜNAL
Proje Özeti:
Tarla faresi (Microtus güntberi Danford and Alston, M. Arvatis Pallas) ve Gelengi (Citellus citellus gelengius Mursaloğlu) mücadelesinde kullanılan zehirli buğday hazırlanırken, çinko fosfür tozları son yıllara kadar buğday taneleri üzerine vazelinle yapıştırılıyordu. Fakat vazelin pahalı bir yapıştırıcı idi ve kırsal kesimde bunun tedarik edilmesi, yanık motor yağlarına oranla daha zor oluyordu. Bu araştırma kullanılmış benzinli, dizel ve traktör motor yağlarının çinko fosfür tozlarını, vazelin yerine buğday danelerine yapıştırma etkisini saptamak ve kemirgen mücadelesinde uygulama olanağını belirlemek amacıyla Ankara' (Ayaş)ve Eskişehir (Alpu)'de 1982 yılında yapılmıştır. Denemelerde bir yıl önce hasat edilmiş temiz buğday ile dört yıl önce Sürme (Tilletia sp.) hastalığına karşı Ceresan UT .687 adlı bir fungisidle ilaçlanmış iki grup buğday kullanılmıştır. Yanık motor yağları ise otomotiv sanayiinde en çok kullanılan aşağıdaki altı ayrı özellikteki gruptan seçilmiştir. 1- Benzinli kalibratör yanık motor yağı 30 SAE, 2- Benzinli süper kalibratör yanık motor yağı 20 W/40 SAE, 3- Dizel yanık motor karter yağı 30 SAE, 4- Dizel yanı k motor karter yağı 20 W/SO SAE, 5- Dizel yanı k motor süper special yağ 20/20 W, 6- Traktör süper üniversal yanık motor karter yağı 20 W/40 SAE Temiz ve ilaçlı buğdaylar, çinko fosfür tozları ile % 7 ve % 2 oranlarında ayrı ayrı ilaçlanmıştır. Denemeler, tesadüf blokları deneme desenine göre 7 karakter (6 kullanılmış motor yağı + 1 kontrol) ve 4 tekerrürlü olarak yapılmıştır. Yanık motor yağlarının Tarla faresi ve Gelengi tarafından genellikle tercih edildiği saptanmıştır. Ancak traktör süper üniversal yanık motor karter yağı 20 W/40 SAE'ye karşı tarla faresi, dizel yanık motor süper special yağ 20/20 W'e karşı gelengi yavru ve erginlerinin bazı tekerrürlerde çekingenlik gösterdiği belirlenmiştir. Bu durum laboratuar denemelerinde de aynı şekilde sonuçlanmıştır. Arazi denemelerinde kullanılan diğer grup benzinli ve dizel yanık motor yağlarında dikkati çeken ölçüde bir çekingenlik görülmemiş hatta bazıları kontrol yapıştırıcı olan vazelinden daha fazla tercih edilmiştir.

 Orta Anadolu Bölgesi Buğday Tarlalarında Görülen Yabancıotlara Karşı İlaç Denemesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
1982
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Metin KURÇMAN
Proje Yardımcıları:
Baki TAŞTAN, Ahmet ERCİŞ
Proje Özeti:
Deneme 1982 yılında Haymana'da Ziraat Fakültesi Deneme çiftliğinde yürütülmüştür. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlı düzenlenmiştir. Parsel alanı 2x12.5= 25 metrekare alınmıştır. Denemede flat-fen meme tipli el pülverizatörü kullanılmıştır. Herbisit dozlarının yabancıotlar ve kültür bitkisine etkileri 1-9 (AYAK) skalasına göre saptanmıştır. Glean 75 DF nin hektara 10-15-20 g'lık dozları: 1. Buğdayın kardeşlenme başlangıcı (23.3.1982), 2. Buğdayın kardeşlenme devresi (7.4.1982), 3. Buğdayın kardeşlenme sonu (20.4.1982) olmak üzere 3 gelişme devresinde uygulanmıştır. Mukayese ilacı Hedonal izooktilester buğdayın 3 gelişme devresinde hektara 1.5 l dozda denenmiştir. Her devrede Glean 75 DF'nin dozları ve mukayese ilacı Convolvulus galaticus'a % 38.0 oranında yetersiz etki göstermiştir. Her devrede Glean 75 DF nin 3 dozu ve mukayese ilacı denemedeki yabancı otlara karşı %86.0-100 oranında yeterli etki göstermiştir. Glean 75 DF nin hektara 10 g'lık dozu denemedeki yabancı otlardan; Boreava orientalis (sarıot), Centaurea depressa (gökbaş), Wiedemannia orientalis (ballı baba), Lithospermum arvense (taşkesen), Alyssum campestre (kuduzotu)'ye karşı % 97.7-100 oranında yeterli etki göstermiştir, Buğdayın kardeşleme devresi başlangıcında hektara 10 g doz'un adı geçen yabancıotlara karşı sürekli buğday ekilen alanlarda önerilebileceği kanısına varılmıştır. Glean 75 DF'nin buğdayda uygulanmasından sonra, ilacın kalıntı durumunun münavebe bitkileri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. 1985 yılında Eskişehir Zirai Araştırma Enstitüsü deneme tarlasında buğdayda hektara 10-15-20 g Glean 75 DF uygulanan yerlere 1986 yılında mercimek, nohut, kimyon ve ayçiçeği ekilmiştir. Deneme tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekrarlı tertiplenmiştir. Parsel alanı 25 metrekare alınmıştır. Glean'ın hektara 10-15-20 g. dozları mercimekte % 14.0-38.2 oranında fitotoksite gösterdiğinden, bu ilaçtan sonra münavebe bitkisi olan mercimek ekilecek alanlarda kullanılmayacağı kanısına varılmıştır. Ayçiçeği ve kimyonda da % 2.3-23.3 oranında fitotoksite saptandığından, buğdaydan sonra bu kültür bitkileri ekileceği yerlerde bu ilacın kullanılamayacağı kanısına varılmıştır. Nohut ekilen yerde, ilk gözlemlerde hektara 10 g'lık dozun fitotoksik etki göstermediği saptanmışsa da sonradan % 2.3 oranında hafif bir fitotoksite görülmüştür. Sonuç olarak, Orta Anadolu Bölgesinde buğdayda Glean 75 DF hububat+hububat, hububat+nadas alanlarında yabancıotlara karşı uygulanmasının doğru olacağı kanısına varılmıştır.

 Orta Anadolu Bölgesinde Elma Ağaçlarında Zarar Yapan Yaprak Galeri Güvelerinden (Phyllonorycter gerasimowi Hering)’nin Kimyasal Savaşımı ve Doğal Düşmanlarının Tesbiti Üzerinde Araştırmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
1981
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Dr.O.Zeki SOYLU
Proje Yardımcıları:
Ali OKUL, Özlen ATAÇ, Cevdet ZEKİ
Proje Özeti:
Elma ağaçlarında zarar yapan yaprak galeri güvelerinin doğal düşmanlarının tesbiti ve uygun bir mücadele Metodunu bulmak amacıyla ele alınan bu ça1ışma 1981 yılında yapılmıştır. Ancak; PhylIonorycter blancancardelIa F.olarak bilinen türün Phyllonorycter gerosimowı Hering türü olduğu, Prof.Dr.Hasan Giray’ın Gerfrıed Deschkanya yaptırmış olduğu teşhisten öğrenilmiş ve raporda adı, buna gore değiştirilmiştir. Galeri Güvelerinin ergin çıkışından sonra, Ankara ve Bolu çevresindeki toplu elma bahçelerindeki ağaçların değişik yönlerinden tesadüfen toplam 100 yaprak alınarak binokülerde kontrol edilmiştir. En fazla yumurta bulunan Enstitü bahçesi ve Seben'dekı bır bahçe sayım ve denemelere esas olmak üzere alınmıştır. Peryodik sayımlarla zararlıların biyolojileri, parazitlenme oranları, parazit ve predatörleri incelenmiştir. Bölgede en yoğun tür olan P.gerasımowı’ nin yılda 3 döl verdiği saptanmıştır. Bir önceki yılın 3.döl erginlerinin çıkışı Nisan ayı ilk yarısında başlayıp Mayıs ayıbaşınakdar sürmektedir. Birinci döl ergin çıkışı Haziran ayı ilk yarısında başlayıp Ağustos ayı ilk yarısına ikinci döl ergin çıkışı Temmuz ayı sonundan Ağustos ayı sonuna kadar devam etmektedir. P.gerasimowi'nin parazitleri Sympiesis sericeicornis(Nees), Pnigalio agraules (Wlk.) ve Apanteles blancardellae Bche. olarak tesbit edilmiştir. Sayımlarda görülen, zararlı larvalarının ölüm nedeni, Atractotumus mali (M.O.), Pilophorus pusillus Reut., Heterotorna dalmiotinum(Wgn),Orius minutus (L.), Anthocaris isiloiricus Reut, Deraeocoris serenus (Agl.Sc.), Deroeocoris ruber (L.) olan Entomofag Heteropterlerden bir kısmı tarafından emilerek öldürüldüğü görüşüne varılmıştır. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre 6 karekterli (5 ilaç + 1 kontrol),3 tekrarıi olarak tertiplenmiş ve 2 ağaç, bir parsel olarak alınmıştır. İlaçların yan etkilerini saptamak amacıyla 4x4 m.ölçüsünde bezler kullanılmıştır. İlaç tatbik edilip damlama durduktan sonra iki tekrarlı olarak ağaçların altına serilen bu bezler 24 saat bekletilmiştir. Daha sonra bezlerdeki böcekler parsel numarası ile petrilere alınarak laboratuvarda faydalı ve zararlı guruplarına göre kayıt edilmiştir. Gerek Seben'de elma iç kurduna karşı ilaç denemesinde, gerekse, Enstitü bahçesinde galeri güvelerine karşı açılan denemelerde yapılan periyodik örnekleme ve sayımlarla ilaçları'n galeri güveleri populasyonlarını ve zararlarını önleme dereceleri saptanmştır İlaçların galeri güveleri zarar ve populasyonlarını önlemede sırasıyla; % 83.0 Gusathion,77,6 Dipterex, % 74.1 Supracid,%72.3 Decis, % 71.2 Thiodan olarak bulunmuştur. Kullanılan tüm ilaçların zararlıyı mücadele eşiği altında tuttuğu ortaya çıkmıştır. İlaçların faydalı böcek faunasına etkenlikleri ise; en fazla böcek öldüren Supracid ilacının etkisi % 100 kabul edilerek diğer ilaçların etkileri buna göre sırasyla, Gusathion % 95.5, Decis% 73.9, fipterex % 53.5, Thiodan %43.2, Kontrol % 4.1 olarak tesbit edilmiştir. Sonuç olarak, Elma İç Kurdu ilaçlarnasında sözkonusu ilaçlardan Decis başta olmak üzere Gusathion, Supracid ve Dipterex'in kullanılması ile Galeri güveleride zararsız halde tutulur. Thiodan’ın elma iç kurduna etkisi olmadığından meyveli bahçelerde kullanılmaması gerekir. Meyvesizbahçelerde ve fidanlıklarda Galeri güveleri larvalarına karşı, mücadele eşiğini aşıyorsa, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarının ortasından sonuna kadar yukardaki ilaçlar kullanılabilir. Decisin dışında kullanılan ilaçlarla özel bir akarisitin kullanımının gerektiği görüşüne varılmıştır.

 Ankara’da Fasulyelerde Zarar Yapan Bakla Yaprak Biti (Aphis fabae scop.)’ne Karşı İlaç Denemesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
1981
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Alanur HAS
Proje Yardımcıları:
Ramazan KEDİCİ, Sencer ÇALIŞKANER
Proje Özeti:
Deneme Ankara ili Yenimahalle ilçesi İçören köyünde 28.7.1981 tarihinde kurulmuştur. Deneme Tesadüf blokları deneme desenine göre 3 karakter ve 6 tekrarlı olarak tertiplenmiştir. Parsel büyüklüğü 30 m² (5X6m)dir. Parseller arasında birer, bloklar arasında ikişer metre emniyet şeridi bırakılmıştır. Deneme sırasında fasulye bitkileri 30.50 cm. boyunda, çiçek ve meyvede, zararlı nimf ve çoğu kanatsız ergin formda ve genellikle sürgün uçları ve yaprakların alt yüzlerindedir. İlaçlama 28.7.1981 tarihinde yapılmıştır. İlaçlamada 20 litrelik MKE 962 M.A.l marka sırt pülverizatörü kullanılmıştır. Sayımlar ilaçlamadan 1,3,7 ve 14 gün sonra her parselde 10 bitkiden alınan 10 cm.lik sürgünde sayım skalasına göre yapılmış neticeler index değerleri üzerinden Abbott formülüne göre değerlendirilmiştir. Drawin 50 EC ilacının dekara 75 cc preparat dozu 9 Bakla yaprak bitine ilaçlamadan 1,3,7 ve 14 gün sonra sırasıyla ortalama % 85.66, 95.79,81.05, 87.77 etkili olmuştur. Bu sonuçlara göre Drawin 50 EC ilacının fasulyelerde Bakla yaprak biti (A.fabae)’ne karşı 75 cc/dekar preparat dozunda kullanılamıyacağı kanısına varılmıştır.

 Orta Anadolu’da Karacadan Arpacık Soğanı Yetiştirilen Alanlarda Sorun Oluşturan Yabancıotlara Karşı İlaçlı Mücadele Denemeleri

Başlama /Bitiş Tarihi:
1979-1981
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Metin KURÇMAN
Proje Yardımcıları:
Baki TAŞTAN Ahmet ERCİŞ
Proje Özeti:
Deneme 1979 yılında: Nevşehir-ürgüp, 1980-1981 yıllarında ise Burdur Karamanlı çiftçi tarlasında yürütülmüştür. Pre-emergens (Çıkış öncesi) ve post-emergens (Çıkış sonrası) ola-rak herbisit uygulama denemeleri Tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak açılmıştır. Parsel alanı 20 m2 alınmıştır. Denemelerde dekara 50 litre su hesabı ile Holder el pülverizatörü kullanılmıştır. Herbisitlerin yabancıotlara ve kültür bitkisine etkileri 1-9 (AYAK) ıskalasına göre saptanmıştır. Ilaçların verim üzerine etkileri istatistiki analizle kontrol edilmiş, farklı grupların saptanmasında Duncan testi uygulanmıştır. Pre-emergens olarak herbisit uygulamaları Karaca ekiminden bir gün sonra, Post-emergens olarak herbisit uygulamaları ise arpacık soğanları 2-3 yapraklı, yabancıotlar 3-4 yapraklı gelişme devresinde iken yapılmıştır. Deneme parsellerinde kazayağı (Chenopodium album), süpürgeotu (Sisymbrium altissimum), Tarla sarmaşığı (Convolvulus arvensis), Köy göçüren (Cirsium arvense), Gönül hardalı (Myagrum perfoliatum), Yağlı ot (Gypsophila pilosa), muhapaet çiçeği (Reseda lutea), yabancı salata (Lactuca scariola) bulunduğu saptanmıştır. Arpacık soğanı tarımında yabancıotların el ıle ayıklanması öncelikle önerilebileceği kanısına varılmıştır. Bu yapılamadığı taktirde stomp (500 cc/da), Ramrod (680 gr/da) Karaca ekiminden sonra birkaç gün içinde uygulanabileceği kanısına varılmıştır. Arpacık soğanları 2-3 yapraklı, yabancıotlar 3-4 yapraklı gelişme devresinde iken Tribunil 70 (200 gr/da), Afalon (150 gr/da)'in kullanılabileceği kanısına varılmıştır. Aynı gelişme devresinde Probe 75 (300 gr/da)'in süpürgeotu, muhabbet çiçeği, gönül hardalına karşı kullanılabileceği kanısına varılmıştır.

 Zeytin ve Zeytinyağında Lebaycid (Fenthion) Bakiyelerinin Tetkiki

Başlama /Bitiş Tarihi:
1977-1981
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Dr. Ayten GÜVENER
Proje Yardımcıları:
Feriha KÜÇÜKKALlPÇI , Kevser CANDAŞ , Aysen DAYI
Proje Özeti:
Zeytin Sineği (Dacus oleae (Gml.)'ne karşı kısmi dal ilaçlaması ve kaplama ilaçlama şeklinde Lebaycid % 50 Em.la % 0,1 ve 0,15 dozlarında ilaçlama yapıldıktan sonra alınan zeytin numuneleri ile bu zeytinlerden elde edilen yağ numunelerinde fenthion bakiyeleri tespit edilerek toleransı ile kıyaslanmıştır. 1977 yılında Adana Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünün kısmi dal ilaçlaması metodu ile beş defa ilaçladığı zeytinlerden çıkarılan üç yağ numunesinde sırasıyla 0,14 ppm; 0,15." .ppmve 0,18 ppm fenthion bakiyesi tespit edilmiş, hepsinde 1 ppm 'lik CO-DEX toleransının altında bulunmuştur. 1980 yılında Lebaycid % 50 Em. ile % 0,1 dozda kaplama ilaçlama şeklinde İstanbul civarında Erenköy Bölge Zirai MücadeleAraştırma Enstitüsünde ilaçlanan zeytin ağaçlarından alınan zeytin numunelerinde ortalama 0,28 ppm. fenthion bakiyesi tespitedilmiş ve toleransın altında bulunmuştur. Bir defa yapılan kaplama ilaçlamadan sonra hasada kadar 52 gün geçmiştir. Yine aynı yıl Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünce İzmir'de kaplama ilaçlama şeklinde ve % 0,15 doz la bir defa ilaçlanan ve 50 gün sonra hasat edilen zeytinlerde ortalama 0,43 ppm. fenthion tespit edilmiştir. Böylece 1980 yılında alınan zeytin örneklerinde de fenthion bakiyesi toleransın altında bulunmuştur. 1981 yılında Lebaycid %50 Em. ile % 0.1 dozla kaplama ilaçlama şeklinde ilaçlanan çekirdekli zeytinlerde ortalama O, 13ppm. aynı zeytinin meyva kısmında 0,15 ppm, yağında 0,61 ppm. fenthion bakiyesi bulunmuş ve ilaçlamadan 40 gün sonra hasat edilen bu numunelerde fenthion bakiyesinin 1 ppm.lik olan toleransının altında olduğu saptanmıştır. Aynı yıl % 0,15 dozla bir defa ilaçlanmış ve 50 gün sonra hasat edilmiş olan çekirdekli zeytinlerde 0,36 ppm,bu zeytinin meyva kısmında 0,50 ppm.fenthion kalıntısı tespit edilmişve toleransın altında bulunmuştur.Ancak yağında 1,8 ppm. gibi toleransı bir miktar aşan miktarda fenthion bakiyesi tespit edilmiştir. Böylece Lebaycid % 50 Em. 'nun 50,1' lik dozunun Zeytin Sineğine karşı tavsiye edilmesi ve ilaçlama ile hasat arasında en az 40 gün süre bırakılması öngörülmüştür. Böyle bir uygulamadan sonra zeytin ve zeytin yağlarında toleransı aşan ve sağlığa zarar veren miktarda fenthion bakiyesi kalmamış olacaktır.

 Traktör Kuyruk Miliınden Hareketli ve Ruhsata Bağlanmış Tarla-Ağaç İlaçlama Pülvarizatörlerinde Kullanılan Pompaların (Paletlı-Dişli-Rololu Tiplerinin) Tatbikatta Çalışmaları Üzerinde Araştırmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
1979-1981
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Müjdat OĞUZER
Proje Yardımcıları:
Sedat TAŞDELEN, Levent TOPÇUOĞLU
Proje Özeti:
1979 yılından beri üzerinde çalışılan ve aralıksız devam edegelen bu projede çeşitli bölgelere ait 10 adet imalatçının pompası denenmiştir. Bu proje içeriliğinde olan 10 adet pompadan 1979 yılında 6 adeti denemelere alınıp uzun müddet çalıştırılmış ve buarada iki adedi müsbet-dört adedi menfi bulunmuştur. 1980 yılında ise 3 adet denenmiş 2 adedi müsbet, bir adedi menfi bulunmuştur. 1981 yılında ise ilk yıllar menfi rapor alan pompalar da dahil 6 adedi denenmiş ve hepsi müsbet netice vermiştir.

 Orta Anadolu Bölgesinde Elma Karalekesi (Venturia inaequalis (Cke.) Wint.) Hastalığına Karşı İlaç Denemesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
1981
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
H.Avni YURUT
Proje Yardımcıları:
Hüdaver ÇOŞKUN, Kemal BENLİOĞLU
Proje Özeti:
1981 yılında, Ankara ili Çubuk ilçesinde Baycor 25 WP ilacı elma karalekesi (Venturia inaequalis) hastalığına karşı biyolojik aktıvıte tesbit etmek amacıyla denemeye alınmıştır. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre 3 karakter (2 ilaç + 1 kontrol) ve tekerrürlü olarak açılmıştır. Parseldeki bitki sayısı ikidir. Deneme sonucunda Baycor 25 WP ilacı yapraklarda ortalama %78.68, karşılaştırma ilacı Melprex 65 WP. ise ortalama % 87.74 etki sağlamıştır. Yapılan istatistiki analizlerde karakterler arasında herhangi önemli bir fark görülmemiştir. Sonuç olarak, yeterli etkiye sahip olan Baycor 25 WP ilacının Elma karalekesi hastalığına karşı önerilmesi uygun görülmüştür.

 Orta Anadolu Bölgesinde Bağlarda Zarar Yapan Salkım Güvesi (Lobesia botrana Schiff.and Den.)'a Karşı İlaç Denemeleri

Başlama /Bitiş Tarihi:
1981
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Özlen ATAÇ
Proje Yardımcıları:
Dr.O.Zeki SOYLU, Cevdet ZEKİ
Proje Özeti:
Ankara ili Şereflikoçhisar ilçesi Çalören köyünde; Salkım güvesine karşı Imperator ilacı ruhsat almak, Dipel, Thiodan 35 Em ve Gusathion 20 Em. ilaçları da araştırma gayesiyle denemeye alınmışlardır. Hektavin 85 WP karşılaştırma ilacı olarak denenmiştir. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre 6 karakter(5, ilaç + 1 kontrol)ve 4 tekrarlı olarak açılmış, parseller 4x4=6 omcadan oluşturulmuştur. Parseller arasında ilaçların birbirine giri-şimini önlemek için ikişer sıra emniyet şeridi bırakılmıştır. İlaçlamaya başlama zamanını ve sayısını saptamak için besi tuzaklarından (9 litre su + 1 litre pekmez + 2-3 gr ekmek mayası) yararlanılmıştır. Aynı bağda omcaların fenolojisi izlenmiş ve zararlının biyolojisi ile bir bağlantısı olup olmadığı araştırılmıştır. Tuzaklarda yakalanan kelebek sayılarına göre uçuş kurveleri çizilmiş ve Orta Anadolu bölgesindeiki büyük uçuş kurvesi meydana getirdiği dolayısıyla iki döl verdiği görülmüştür. Denemede ilaçlama tarihleri, kelebek uçuş kurvelerine ve buna paralel salkımlarda gözlenen larva faaliyetlerine göre saptanmıştır. Zararlının iki döl verdiği tesbit edilmişse de, bağ bozumu döneminde(1.9.1981),çok az sayıda(1-2 adet)yumurtaya rastlanılması, sayım sırasında canlı larva bulunmasını ve dolayısıyle ilacın etkisinde azalma olasılığını ortaya koyacağından 3.ilaçlama yapılmıştır. Ancak sayımda şahıt parsellerde hıç canlı larva görülmemiştir. İlk ilaçlama 2.6.1981 günü azami uçuştan 32 gün sonra çiçek öncesi devresinde, ikinci ilaçlama 20.7.1981 azami uçuştari 6 günsonra nohuttan büyük olduğu, meyvalara ben düşme öncesinde, üçüncü ilaçlama 4.9.1981 de meyva olum döneminde yapılmıştır. Son ilaçlamadan 18 gün sonra sayımlar 22.9.1981 tarihinde, her parseldeki 4x4=16 omcanın ortasındaki 4 omcanın herbirinin iç alt kisımlarının dört yönünden alınan bırer salkımda (toplam her parsel için,16 salkımda) yalnız Hasandede çeşidinde olmak üzere zarar görmüş (yenik) ve sağlam tane sayılarak yapılmıştır. Elde edilen bu sayılardan her parsele ait zarar görmüş tane oranı bulunmuş, değerlendirmeye esas canlı larva sayımları yapılmıştır. Saptanan yüzde zarar oranı üzerinden Abbott'a göre ilaçların yüzde etki dereceleri hesap edilmiştir. Zarar görmüş tane oranlarının ortalama değerleri Imperatorda 1.18, Dipel'de 3.40, Gusathion 20 Em da 2.22,Thiodan 35 Em da 14.43, Hektavin 85 WP 2.90 olarak bulunmuştur. Denemede Imperator'dan % 93.84,Dipel'den % 85.89,Gusathion20 Em den % 9O.97.Thiodan 35 Em den % 40.68, Hektavin 85 WP den % 87.77 etki elde edilmiştir. Bölgemiz koşullarında Salkım Güvesi savaşında HiImperstor, Gusathion 20 Em, parazitlenmenin çok olduğu bağlarda ise Dipel 'in tavsiyesi uygundur. Denenen dozlarda ilaçların herhangi bir fitotoksitesi görülmemiştir.

 Orta Anadolu Bölgesi Elma Ağaçlarında Zarar Yapan Gövde Kurdu (Synanthedon myopaeformis Borkh., Lep., Aegeriidae)’nun Kimyasal Mücadelesi Üzerinde Araştırmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
1981
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Dr. Zekiye İREN
Proje Yardımcıları:
Ali OKUL, Hüseyin BULUT, Cevdet ZEKİ
Proje Özeti:
1981 yılında Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı İlyakut Köyünde, elma ağaçlarında zarar yapan Synanthedon myopaeformis Borkh.’in kimyasal mücadelesi üzerinde araştırmalar yapılmıştır. 1- Kış ilaçlaması: Ağaçlarda gözlerin kabardığı ve zararlı larvalarının beslenmeye bayladığı zaman yapılmıştır. 2- Yaz İlaçlamaları: a) Kelebeklerin yem tuzaklarında ilk yakalanmaları ve yakalanma sürelerine, b) Yumurtalardan ilk larvaların çıkışlarına göre tatbik edilmiştir. Kış ilaçlamaları, tesadüf blokları deneme desenine göre üç karakter ve altı tekerrürlü; Yaz ilaçlamaları ise faktöriyel düzende (ilaçXzaman) tesadüf blokları deneme desenine göre ve üç tekerrürlü olarak tertiplenmiştir. İlaçlamalarda Holder marka motorlu pülverizatör kullanılmıştır. Ağaçların kalın dal, gövde ve gövdenin toprakla birleştiği kısımlarının iyice ilaçlanmasına dikkat edilmiştir. Yaz İlaçlamalarında: Kelebeklerin tuzaklarda ilk yakalanmaları ve yakalanma sürelerine göre, 18-20 gün ara ile dört ilaçlama yapılan parsellerden; Malathion 20 Em. + Hektavin 50 WP % 63.7l, Decis EC 2-5 %52.54, Malathion 20 Em.% 51.92 etkili; Hektavin 50 WP ve kireçle badanalama yetersiz bulunmuştur. Dursban 4 % 99.42 etki ile en iyi sonucu vermiştir. Yumurtadan ilk larva çıkışına göre başlayıp 20 gün ara ile üç ilaçlama yapılan parsellerde; Malathion 20 Em, Hektavin 50 WP, Macis EC 2-5 % 59.27 etkili bulunmuştur. Dursban 4 den % 93.42 etki elde edilmiştir. Bu sonuçlara göre: Dursban 4 ilacının % 0.150 dozunda S.Myopaeformis’e karşı, erginlerin ilk çıkışlarından bir hafta sonra başlayarak 18-20 gün ara ile üç ilaçlama yapılmak suretiyle kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

 Orta Anadolu Bölgesinde Danaburnu (Gryllotalpo gryllotalpo L.) Nimf ve Erginlerine Karşı İlaç Denemesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
1981
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Dr.Ertaç TUTKUN
Proje Yardımcıları:
-
Proje Özeti:
İmperator ilacı sebze bahçelerinde zarar yapan ,Danaburnu(Gryllotolpo gryllotolpa L.)’na karşı ruhsat aImak amacıyla Ankaranın Sincan ilçesine bağlı Eryaman köyünde denemeye alınmıştır.Mukayese ilacı olarak Korthion M % 35 Em., 100 cc/da dozunda kulla nılmıştır. Denemeler tesadüf blokları deneme desenine göre 4 karakter(3 ilaç + 1 kontrol)ve 4 tekerrürlü olarak 1981 yılında düzenlenmiştir. Parsel alanları 1/4 da alınmıştır. Parseller arasında 10 m.emniyet şeridi bırakılmıştır. Danaburnu’na karşı yukarıda adı geçen ilaçlarla zehirli yemler hazırlanmıştır. Zehirli yemin hazırlanmasında 1 dekar için 8kg buğday kepeği,belirtilen dozda ilaç ve cezbedici olarak da dekara 1/2 kg toz şeker kullanılmıştır. Ancak uygulama öncesi buğday kepeği 3-4 Lt su ile nemlendirilmiştir. Zehirli yem uygulamasından yaklaşık 10,36,60 ve 84 saat sonra yapılan sayımlara göre Imperator ilacı uygulamada başarı ile kullanılmakta olan Korthion M'den çok daha düşük etki göstermiştir. Bu nedenle Imperator’un firması tarafından önerilen 40 cc/da dozu, danaburnu nimf ve erginlerine karşı etkisiz bulunmuş ve bu ilaca ruhsat verilemiyeceği kanısına varılmıştır.

 Orta Anadolu Bölgesinde patateslede zarar yapan Patates böceği ( Leptinotarsa decemlineata Say.)’ne karşı ilaç denemesi E.110.286

Başlama /Bitiş Tarihi:
1978
Destekleyen Kuruluş:
Bakanlık
Enstitünün Projedeki Yeri:
Yardımcı
Proje Yürütücüsü:
Sencer ÇALIŞKANER
Proje Yardımcıları:
Proje Özeti:

 Orta Anadolu Bölgesinde Elma Ağaçlarında Gövde Kurdu (Synanthedon myopaeformis Borkh., Lep. Aegeridoe)' Nun Yayılışı, Zararı Ve Yaşayışı Üzerine Çalışmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
1974-1980
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Dr. Zekiye İREN
Proje Yardımcıları:
Hüseyin BULUT
Proje Özeti:
Orta Anadolu Bölgesinde, Isparta-Eğridir yolu üzerindeki bahçelerde 1974 yılında, Afyon'un Sultandağ ilçesinin Eber gölü kenarındaki bahçelerde 1975 yılında elma ağaçlarının gövdelerinde gövde kurdunun larvaları ve zararları görülmüş, 1978 yılında da Ankara’nın İlyakut köyünde bir bahçedeki elma ağaçlarında aynı zararlının oldukça yoğun olarak bulunduğu tesbit edilmiştir. Bazı bahçelerde görülen bu zararlının son yıllarda yaygınlaşmakta olduğu ve bazı bahçelerdeki elma ağaçlarında da yoğun olarak görülmesi üzerinde durmamızı gerektirmiştir. 1979-1980 yılları çalışmalarımızda larvaların faaliyetleri izlenmiş, ağaçlardaki pupları toplanıp laboratuvarda kültüre alınmış ve elde edilen erginlerden bunların Synanthedon myopaeformis Borkh. olduğu sonucuna varılmıştır. S.myopaeformis Afyon, Burdur, Isparta da problem olarak görülmekle beraber Ankara, Bolu, Eskişehir, Niğde ve Nevşehir’de de bazı bahçelerde bulunduğu tesbit edilmiştir. Zararlı genellikle taban suyu yüksek, ağır-killi arazide kurulan meyve bahçelerinde veya taban kısmı inşaat artıkları ile doldurulmuş ev bahçelerine dikilen, herhangi bir nedenle zayıf düşmüş yaşlı elma ağaçlarında bulunmaktadır. Larvalar elma ağaçlarında kabuk ile odun arasında açtıkları kısa galeriler içinde beslenirler; ağaçların gövdelerinden kalın ana dallarına ve ondan sonraki kalın dallara kadar zarar yapmakla beraber; gövdelerin toprağa yakın topraktan 40 cm yüksekliğe kadar olan güneydoğu kısımları ve hakim rüzgar istikametinin aksi yönünü tercih etmektedirler. S. myopaeformis'in konukçusu elma ağaçlarıdır; bulunduğu bahçeler içinde ve bu bahçelere civar bahçelerde ki ayva, armut, erik, kayısı, kiraz, vişne, ceviz, iğde, kavak ve söğüt ağaçları incelenmiş zararlı ve arazı görülmemiştir. Kışlayan larvaların ilkbaharda elma ağaçlarında kırmızı tomurcuk ve kısmen çiçeklenmenin görülmesiyle, Nisan sonu- Mayıs başlarında beslenmeğe başladıkları; Mayıs-Haziranda beslenmenin hızlandığı; Haziran son haftasında kelebeklerinin ilk çıkışları; kelebek uçuşlarının çoğunlukla Temmuz ilk haftası-Ağustos ortaları olduğu Ağustos ortalarından sonra da bazı kelebeklerin çıkış yapabilecekleri tesbit edilmiştir. İlk yumurtalar Temmuz başlarında görülmüştür. Yumurtalar ağaçların gövdelerinde ve kalın dallarında çatlamış kabukların veya kesilmiş sürgünlerin kenarlarına çoğunlukla tek tek bazen ikisi bir arada konulmaktadır. Temmuz ortalarında yumurtalardan ilk larvaların çıktığı ve Nisandan-Ekime kadar kabuklar altında beslenen larvaların çeşitli boy ve yaşlarda bulundukları tesbit edilmiştir. Yem tuzaklarına fazla miktarda S.myopaeformis kelebekleri gelmektedir. Buna göre tuzaklar zararlı populasyonunu azaltmada ümit var görülmektedir. Ayrıca tuzaklardan mücadele zamanı ve adedinin tesbitinde faydalanabileceği sonucuna varılmıştır.

 Orta Anadolu Bölgesinde Bağda Külleme (Uncinula necator Schw., Burr.) Hastalığına Karşı İlaç Denemesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
1980
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Avni YÜRÜT
Proje Yardımcıları:
Proje Özeti:
Ruhsat almak amacıyla Rubigan 12 EC ve Nimrod ilaçları asmalardaki külleme hastalığına karşı, karşılaştırma ilacı Bayer % 80 WP ile birlikte Ankara'nın Haymana ilçesinde 1980 yılında denendi. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre 4 karakter ve 4 tekerrürlü olarak uygulandı. Sayımlar yapraklarda yapıldı ve sonuçta; Rubigan 12 EC yapraklarda ortalama % 77.06 (15 cc/100 lt su dozda), Nimrod ise (40 cc/l00 lt su dozda) % 85.78 ve karşılaştırma ilacı Bayer % 80 WP % 70, 70.71 lik değerlere ulaştılar. Buna göre Rubigan 12 EC ilacının, karşılaştırma ilacına göre yeterli derecede etki göstermiş olmakla uygulamaya verilebileceği, yüksek etki göstermesine karşı tavsiye edilen dozu ile yaprak ve üzüm danelerinde deformasyon ve sertlik oluşturan Nimrod ilacının bu dozu ile tavsiye edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

 Orta Anadolu Hububat Tarlalarında Görülen Yabani Yulaf (Avena fatua L. ve Avena ludoviciona) ve Genış Yapraklı Yabancıotlara Karşı İlaç Denemeleri

Başlama /Bitiş Tarihi:
1979-1980
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Metin KURÇMAN
Proje Yardımcıları:
Baki TAŞTAN
Proje Özeti:
İlaç denemeleri Ankara Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü deneme tarlasında, Fitotoksite denemeleri ise Eskişehir Zirai Araştırma Enstitüsü deneme tarlasında açılmıştır. Denemeler tesadüf blokları deneme desenine göre Ankara'da 4, Eskişehir'de 3 tekrarlı tertiplenmiştir. Parsel alanı Ankara'da 20 metre kare, Eskişehir'de 6 metre kare alınmıştır. Denemelerde dekara 50litre su hesaplanarak holder el pülverizatörü ile uygulan-miştır. Herbisitlerin yabancıotlara ve kültür bitkisine etkileri, 1-9 (AYAK) ıskalasına göre saptanmıştır. Ankara Enstitü deneme tarlasında, her parsele 25.10.1979 tarihinde 160 gr. Bezostaja buğdayı ekilerek, ekimden bir gün sonra (26.10.1979). Trinulan (400-500 cc/da) uygulanmıştır. İlaçlama günü hava sıcaklığının Mın. 30C, max. 9.80C, nisbi nemin %54 olduğu, ilaçlamadan sonra 15 günün sıcaklık ortalamasının 8.9oC, toplam yağış miktarının 1.4 mm, nisbi nem ortalamasının % 70.2 olduğu saptanmıştır. Enstitü deneme tarlasında Yabani Yulaf 3-4 yapraklı, geniş yapraklı yabancıotların tomurcuk gelişme devresinde iken İlloxan 28 Ec isimli herbisitin dekara 200-250 cc, Dosanex'in ise 400-500 gr/da dozları hesaplanarak 5.5.1980 tarihinde uygulanmıştır. Uygulama anında günün sıcaklığı Min. 6.60C, Max. 2l.2oC olduğu, ilaçlamadan sonra 15 günün sıcaklık ortalamasının 14.60C, toplam yağış miktarının 4.1 mm, nisbi nem ortalamasının % 61.5 olduğu saptanmıştır. Ayrıca Eskişehir Zirai Araştırma Enstitüsünde Dosanex ilacının buğday ve arpa çeşitlerinde fitotoksik etkisininin olup olmadığını saptamak için, tahılın kardeşlenme devresinde iken dekara 400-500 gr.lık dozları 10.4.1980 tarihinde uygulanmıştır. Deneme yerinde geniş yapraklı yabancıotlardan; Bifora radians (Kokarot), Papaver rhoeas (Gelincik), Sisymbrium altissimum (Süpürge otu), Wiedemania orientalis (Ballı Baba) olduğu da saptanmıştır. Dosanex'in uygulandığı günün sıcaklığının Min. 8,60C, Max. 17,60C, nisbi nemin % 66 olduğu, ilaçlamadan 15 günün sıcaklık ortalamasının 9,20C, nisbi nem ortalamasının % 60 olduğu saptanmıştır. Gözlem ve sayım tarihleri: a) Buğday ekiminden sonra 28.04.1980 - 05. 5.1980 Trinulan uygulanan parsellerde: 29.05.1980 - 30. 6.1980 b) Yabani Yulaflar 3-4 29.05.1980 - 30. 6.1980 Yapraklı devrede iken uygulanan herbisitlerle : 29.05.1980 - 30. 6.1980 c)Eskişehir Zirai Araştırma Enstitüsünde: 21.04.1980 - 09.06.1980 Kanaat: 1.Buğday ekiminden sonra uygulanan Trinulan (400-500 cc/da)ın yabani yulaf ve geniş yapraklı yabancıotlara % 38 oranında yetersiz etki gösterdiğinden, her iki dozun yabancıotlara karşı kullanılmayacağı kanısına varılmıştır. 2.Yabani Yulaflar 3-4 yapraklı devrede iken uygulanan: a) Illoxan 28 Ec'nin dekara 200-250 cc dozları yabani yulafa karşı % 95.4-97~7 oranında yeterli etki gösterdiğinden, geniş yapraklı yabancıotlara ise % 38 oranında yetersiz etkileri nedeniyle, sadece her iki dozun Yabani yulafa karşı kullanılabileceği kanısına varılmıştır. b) Dosanex'in 400-500 gr/da dozları yabani yulafa % 38, deneme yerindeki geniş yapraklı yabancıotlara 19~61.8-76. 7 oranında yetersiz etki göstermiştir. 3.Eskişehir'de Dosanex'in dekara 400-500 dozları, 15 buğday, 5 arpa çeşidinde denenmiş ve bu çeşitlerin hiçbirinde fitotaksiteye rastlanmamıştır. Deneme yerinde bulunan geniş yapraklı yabancıotlara karşı % 38-61. 8 oranında yetersiz etki saptanmıştır. Dosanex ilacı hakkında emin bir kanıya varmak için ayrı bir proje ile Ankara, Diyarbakır ve Adana Enstitüleri buğday çeşitlerinde fitotoksite denemeleri yapacaklardır.

 Orta Anadolu Bölgesinde Elma Ağaçlarında Virgül Kabuklu Biti (Lepidosaphes ulmi L.), Kahverengi Koşnil (Parthenolecanium corni Bouche) ve Palaeolecanium bituberculatum Targ' ın Bıyolojileri ve Populasyon Dalgalanmaları Üzerinde Araştırmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
1977-1980
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Ali OKUL
Proje Yardımcıları:
Dr.O. Zeki SOYLU, Hüseyin BULUT, Cevdet ZEKİ
Proje Özeti:
Virgül kabuklubiti (Lepidosaphes ulmi L.), Kahvkrengi koşnil (Parthenolecanium corni Bouche) ve Palaeolecanium bituberculatumTarg'in biyolojileri üzerindeki çalışmalar 1977 ve 1978 yıllarında Ankara' nın Çubuk, Çankaya ve Haymana ilçelerine bağlı meyve bahçelerinde yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonunda Virgül kabuklubitinin yılda 1 döl verdikleri tesbit edilmiştir. Virgül kabuklubiti ve P.bituberculatum kışı ergin kabuğu altında yumurta döneminde geçirmiş, Kahverengi koşnil ise kışı 2. larva döneminde geçirmiştir. 1977 yılında Virgül kabuklu bitinde yumurtlama periyodu 1. dölde 51 gün, 2. döl de ise 62 gün olarak tesbit edilmiştir. Yumurtlama periyodu kahverengi koşnilde 35 gün, P.bituberculatum’ da ise 62 gün olarak saptanmıştır. 1978 yılında Virgül kabuklu bitinde yumurtlama periyodu 1. dölde 89, 2. dölde 83 gün olarak tesbit edilmiştir. Kahverengi koşnilde yumurtlama periyodu 35, P.bituberculatum'da ise 76 gün olarak saptanmıştır. 1977 ve 1978 yıllarında Virgül kabuklu bitinde bir dişi ortalama sırası ile 32.7 (11-59), 45 (15-67) yumurta bırakmıştır. Kahverengi koşnilde bir dişi ortalama 2068.6 (502-4025), P.bituberculatum'da ise 1977 yılında ortalama 666 (18.1-1310), 1978 yılında ortalama 671 (288-1253) yumurta bırakılmıştır. Cinsel oran (erkek: dişi) virgül kabuklu bitinde 1977 yılında birinci dölde 1:1, ikinci döl de 1:1.6; 1978 yılında birinci ve ikinci dölde 1:1.3; Kahverengi koşnilde 1977 yılında 1:.2, 1978 yılında 1:1.3, P.bituberculatum'da 1:1.5 olarak saptanmıştır. 1979 ve 1980 yıllarında adı geçen zararlılann populasyon dalgalanmaları ve buna etki eden faktörler üzerinde Niğde, Nevşehir ve Kayseri' de çalışmalar yapılmış ancak elde edilen parazit ve predatörlerin teşhis sonuçları yeni geldiğinden tam bir değerlendirme yapılamamıştır. Bu arada teşhisi yapılabilen predatôrlerden Brachytarsus fasciatus Forst var. Ventralis Rey. Kahverengi koşnilin, Exochomus guadripustulatus(L.)'da P.bituberculatum'un predatörleri olarak tesbit edilmiştir. Türkiye için yeni bir tür olan B. fasciatus predatörü her bir bireydan birer adet olarak çıkmakta ve bu predatör Kahverengi koşnilin yumurtasız ve yumurtalı ergin dişilerini tamamen yiyerek öldürmektedir. Etkisi % 62.5 olarak saptanmıştır.

Toplam Proje Sayısı : 896   

Sayfalar:   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14 15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45