Afyon, Bolu, Nevşehir ve Niğde İllerinde Patateslerdeki Virüs Hastalıklarının Tanılanması, Hastalık Oranları ve En Yaygın Üretilen Çeşitlerin Bazı Virüslere Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
2001-2007
Destekleyen Kuruluş:
Tagem
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Üftade GÜNER
Proje Yardımcıları:
Proje Özeti:
Afyon, Bolu, Nevşehir ve Niğde illeri patates ekiliş alanları patates virüs hastalıkları açısından 2003 ve 2004 yıllarında incelenmiştir. İncelemelerde yapraklarda klorotik ve nekrotik lokal leke, mozaik, yapraklarda damar bantlaşması, bitki boyunda kısalma, yapraklarda sararma, solgunluk, kuruma ve şekil bozuklukları belirtileri gösteren bitkilerden yaprak örnekleri toplanmıştır. Sürveylerde toplanan örnekler, DAS-ELISA ve mekanik inokulasyon testlerine tabi tutulmuş ve bazı patates virüsleri tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, enfekteli patates tarlalarındaki hastalık oranları belirlenmiş ve sürveylerden toplanan yaprakbiti vektörleri de teşhis edilmiştir. En yoğun virüsler olarak belirlenen PVY ve PVS’nin, Orta Anadolu Bölgesi’nde yaygın olarak yetiştirilen Burren, Agria, Hermes, Marabel, Satina ve Granola patates çeşitlerinde oluşturduğu reaksiyonlar belirlenmiştir.

 Labiatae Familyasına Ait Bazı Endemik Türlerin Önemli Bitki Patojeni BakterilerÜzerine Antimikrobiyal Etkisinin Araştırılması

Başlama /Bitiş Tarihi:
2005-2007
Destekleyen Kuruluş:
TAGEM
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Şenol ALTUNDAĞ
Proje Yardımcıları:
Proje Özeti:
Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de hastalık ve zararlılardan ari ürün yetiştirmek için çeşitli mücadele yöntemleri denenmektedir. Bu yöntemlerden biri, bitkisel materyaller ve bitkisel ekstraktlar kullanılarak hastalık ve zararlılarla mücadele etmektir. Bu çalışma kapsamında Labiatae familyasına ait endemik türler olan O. minutiflorum, S. erytrantha subsp. erytrantha, S. tchihatcheffii, S.wiedemanniana ve T. sipyleus subsp. sipyleus bitkilerinin uçucu yağlarının antimikrobiyal etkisi, bitkilerde hastalık oluşturan yirmi bakteriye karşı denenmiştir. Denemeler invitro koşullarda besi ortamı üzerinde yapılmıştır. Ayrıca bu uçucu yağların bakterilerin gelişimini engellediği en düşük konsantrasyonlar (MIC) belirlenmiştir. Kimyasal analizler sonucunda, O. minutiflorum uçucu yağının ana bileşenini Carvacrol, S. erytrantha var. erytrantha uçucu yağının ana bileşeni -terpinene, S. tchihatcheffii uçucu yağının ana bileşeni 1,8-cineole, S. wiedemanniana uçucu yağının ana bileşeni p-cymene, ve T. sipyleus subsp. sipyleus uçucu yağının ana bileşeni 1,8-cineole olduğu belirlenmiştir. İnvitro denemeleri sonucu en etkili bulunan O. minutiflorum bitkisinin uçucu yağının etkisi, X. vesicatoria bakterisine karşı denenmiştir. Bu deneme sabit koşullardaki iklim odasında yetiştirilen domates bitkileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. 0-4 skalasına göre yapılan değerlendirme sonucunda, X. vesicatoria bakterisi tarafından oluşturulan hastalığın % 81,25 oranında engellendiği tespit edilmiştir. Yapılan varyans analizi ile de karakterler arasındaki farkın önemli olduğu ve 3 farklı grup oluştuğu belirlenmiştir.

 Tarımsal Ürünlerde Ülkesel Maksimum Kalıntı Limitlerinin Belirlenmesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
2004-2007
Destekleyen Kuruluş:
DPT
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Pelin AKSU
Proje Yardımcıları:
Proje Özeti:
Yaş meyve ve sebzelerde pek çok pestisitin bir işlemde nitel ve nicel analizine olanak veren, hızlı, kolay, uygulanabilirliği yüksek, atığı az, ucuz bir Çoklu Pestisit Kalıntı Analiz Metodu geliştirilmiştir. Geliştirilen metotta, örnekler asetonitril:diklorometan (1:1) karışımı ile muamele edildikten sonra diamino adsorbantı ile ekstrakte edilmektedir. Elde edilen ekstraktlar, Gaz Kromatografisi/Kütle Spektrometresi (GC/MS)’ne enjekte edilerek, Seçici İyon İzleme (SIM) modunda analiz edilmektedir. GC/MS-SIM’de geliştirilen programla, 36 iyon grubu oluşturulmuştur. Çalışılan pestisitler, meyve ve sebzelerde kullanımları ve GC’de analiz edilebilirliklerine göre seçilmiştir. Bu metot, 69 aktif maddenin (izomerleri ile birlikte toplam 84) GC/MS-SIM’de doğrulama ve kantitatif analizine imkan vermektedir. Metot, geçerli kılınmış (valide edilmiş) ve sonuçlar kabul edilir aralıklarda bulunmuştur. Pestisitlerin tespit (LOD) ve hesaplama limitleri (LOQ), Maksimum Kalıntı Limitleri (MRL)’nden düşük, matrikste hazırlanan kalibrasyonlardan elde edilen korelasyon katsayıları (R2) 0.99’dan yüksek, geri kazanımlar % 65-130 arasında ve relatif standart sapmaları %20’den düşük (% RSD, doğruluk ve tekrarlanabilirlik) bulunmuştur.

 Tehlike Altında Bir Endemik Türün Centaurea tchihatcheffii Fisch. & Mey. (Compositae) Koruma Biyolojisi: Çimlenme Ekolojisi, Populasyon Yaşayabilme Analizi Ve Koruma Stratejileri

Başlama /Bitiş Tarihi:
2004-2007
Destekleyen Kuruluş:
TUBİTAK
Enstitünün Projedeki Yeri:
Yardımcı
Proje Yürütücüsü:
Mecit VURAL
Proje Yardımcıları:
Ayşegül YILDIRIM, M. Selçuk BAŞARAN
Proje Özeti:
Bu çalışma Ankara’nın güneyinde çok küçük bir alana sıkışmış endemik bir tür olan yanardöner (Centaurea tchihatcheffii Fisch& Mey.)‘in koruma biyolojisini ele almaktadır. Yanardöner, tek yıllık, gösterişli çiçeklere sahip, Compositae (Asteraceae) familyasına ait dar yayılışlı, nesli tehlike altında bir türdür. Yoğun tarım ve yapılaşma tehtidi altındaki bu bitkinin korunması için herhangi bir plan bulunmamaktadır. Süs bitkisi kabul edilebilecek, kesme çiçek ve kurutulmuş çiçek olarak kullanılabilen bu bitkiye çarpıcı mor-kırmızı renklerinden dolayı “Yanardöner” adı verilmiştir (Özel, 2002). Bir koruma planı hazırlamak, türün popülasyon biyolojisinin araştırılmasını gerektirmektedir. Bu amaçla türün doğal ortamında yapılan bu çalışmada, türün yaşam evreleri, bu evrelerdeki ölüm oranları ve sebepleri araştırılmıştır. Popülasyonun yoğunluğu ve yayıldığı alanın büyüklüğü tespit edilmiş, başka alanlarda yeni populasyonların oluşturulması çalışmaları yapılmıştır. Yaşam evresinin ilk aşaması olan tohum dönemi için verimli tohum oluşumu, tozlaştırıcıların buna etkisi, tohum dağılımını etkileyen faktörler araştırılmıştır. Türün, kendisini tehdit eden yangın ve herbisit uygulamalarına nasıl tepki verdiği laboratuvarda, kontrollü koşullar altında yapılan deneylerle ölçülmüştür. Türün topraktaki tohum rezervi ve bunun popülasyonun kendisini yenilemesindeki etkisini bulmak için topraktaki tohum yoğunluğu ve derinlikleri araştırılmıştır. Değişik sıcaklık, nem, derinlik koşullarının çimlenmeye etkisi laboratuvarda yapılan çalışmalarla ölçülmüştür. Tüm bu çalışmalardan çıkan sonuçlar ile popülasyon yaşayabilme analizi yapılmış, türün önümüzdeki belli bir sürede yok olma riski ve değişik koruma senaryolarının populasyon üzerindeki başarı potansiyeli değerlendirilmiştir. Yeni populasyonların oluşmasının başarı şansının ölçülebilmesi için iki yeni bölgeye yerleştirme çalışması yapılmıştır. Böylelikle gelecekte bitkinin nesli güvence altına alınarak bir koruma stratejisi uygulanmaya başlanmıştır.

 Yumurta Parazitoidi Trıssolcus (Hymenoptera: Scelıonıdae) Türlerinin Orta Anadolu Bölgesinde Biyolojisi Üzerinde Araştırmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
2004-2007
Destekleyen Kuruluş:
DPT
Enstitünün Projedeki Yeri:
Koordinatör
Proje Yürütücüsü:
Münevver KODAN
Proje Yardımcıları:
Proje Özeti:
Çalışmada süne yumurta parazitoiti Trissolcus türlerinden Trissolcus semistriatus Nees (Hymenoptera: Scelionidae) ve T. grandis Thomson (Hymenoptera: Scelionidae)’in laboratuvar koşullarında konukçu olarak Graphosoma lineatum L. (Heteroptera: Pentatomidae) ve doğa koşullarında Eurygaster maura L. (Heteroptera: Scutelleridae) kullanılarak biyolojik parametrelerinden, parazitleme oranı, çıkış oranı, eşey oranı, gelişme süreleri, ovipozisyon, postovipozisyon ve yaşam süreleri belirlenmiştir. Aynı konukçularda parazitoitlerin net üreme gücü (Ro), kalıtsal üreme yeteneği (rm), ortalama döl süreleri (T) ve popülasyonu ikiye katlama süresi (DT) ortaya konulmuştur. Trissolcus türlerinin ve sünenin popülasyon takibi 2004 ve 2005 yıllarında Konya’nın Sarayönü ve Ankara’nın Bala ilçelerinde yürütülmüştür. Parazitoitlerin doğada bulunuş zamanları, miktarları, alternatif konukçuları belirlenmiş ve konukçuları ile ilişkileri ortaya konulmuştur.

 Burdur, Isparta Ve Eskişehir İllerindeki Örtüaltı Sebze Yetiştiriciliğinde Sorun Olan Kök-Ur Nematodları (Meloıdogyne Spp.)’Nin Fungal Ve Bakteriyel Patojenlerinin Belirlenmesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
2003-2007
Destekleyen Kuruluş:
TAGEM
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
İlker KEPENEKCİ
Proje Yardımcıları:
Meriç ÖZAKMAN, Ayşe DEMİRCİ, Emre EVLİCE
Proje Özeti:
Örtüaltı sebze yetiştiriciliğinin yaygınlaştığı ve Kök-ur nematodlarının sorun olduğu bilinen Burdur, Isparta ve Eskişehir illerinde 2002-2006 yılları arasında yürütülen bu çalışmanın ana materyalini, örtü altı sebze yetiştirilen alanlardan alınan toprak ve urlu kök örneklerinden elde edilen Kök-ur nematodları dişileri, 2. dönem larvaları ile bu dişiler ve yumurta paketlerinden elde edilen fungus kültürleri oluşturmuştur. Toprak ve kök örnekleri, yöredeki sebze yetiştirilen alanları temsil edecek şekilde sebze çeşitlerine dikkat edilmeksizin örtüaltı alanların en az % 10’undan alınmıştır. Sözkonusu urlu kökler ve toprak örnekleri ekstraksiyona tabi tutularak Kök-ur nematodları elde edilmiştir. Kök-ur nematodlarının tür teşhisleri, urlu köklerden elde edilen dişilerden yapılan genital preparatladan ve topraktan elde edilen 2. dönem larvalardan yararlanılarak yapılmıştır. Çalışmada kapsamında alınan örneklerde Kök-ur nematodu türlerinden, Meloidogyne javanica (Treub), M.incognita (Kofoid and White) ve M.hapla (Chitwood) tespit edilmiştir. Bu türlerden M. javanica ve M.incognita dişileri ve yumurta paketlerinden Paecilomyces, Fusarium, Aspergillus ve Penicillium cinslerine ait fungal izolatlar elde edilmiştir. Elde edilen funguslardan Fusarium solani, Aspergillus sp.ve Penicillum sp. saprofitik funguslar olup, nematodlara karşı biyolojik mücadele çalışmalarında çok etkili olmadıkları bilinmektedir. Çalışmalar sonucu izole edilen diğer fungus Paecilomyces ise bitki paraziti nematodlarına karşı başarılı aktivitesi ile önemli bir biyolojik mücadele fungusu olduğu bilinmektedir. Bu nedenle patojenisite testleri nematodlarla biyolojik mücadelede oldukça ümitvar olan bu fungus izolatı ile yürütülmüştür. Bu izolat P.lilacinus olarak teşhis edilmiştir P. lilacinus ile yapılan patojenisite denemesinde laboratuarda üretilen saf kültürden elde edilen M.incognita ve M.javanica yumurtaları kullanılmış ve P.lilacinus’un 3. gün sonunda bu iki türe karşı %100 oranında etkili olduğu otaya konmuştur. Elde edilen bakteri izolatlarından birinin kök-ur nematodları üzerinde yapılan patojenisite testleri sonucu nematodu öldürdüğü ve nematod içerisinde geliştiği gözlenmiştir. Bu izolatının teşhis çalışmaları sonucu biyokimyasal özelliklerine göre Telluria chitinolytica (Pseudomonas mixta) olduğu belirlenmiştir. T. chitinolytica’nın potansiyel biyolojik mücadele etmenlerinden biri olabileceğini ancak etki mekanizması üzerinde çalışmalar yapılması gerekmektedir.

 Ülkemiz Patates Ekiliş Alanlarında Patates Siğil [Synchytrium endobioticum (Schilb.) Percival] Hastalığının Sürveyi

Başlama /Bitiş Tarihi:
2002-2007
Destekleyen Kuruluş:
TAGEM - KKGM
Enstitünün Projedeki Yeri:
Koordinatör
Proje Yürütücüsü:
Emel ÇAKIR
Proje Yardımcıları:
Proje Özeti:
2002–2006 yılını kapsayan çalışma bugüne kadar Bakanlığımızca yürütülen en kapsamlı karantina patojeni sürveyidir. Türkiye çapında yürütülen çalışmalarda; patates üretim alanlarının tamamında yumru (tarla-depo) ve toprak sürveyleri olmak üzere iki aşamada yürütülerek Patates Siğil Hastalığının varlığı ve yayılışı araştırılmıştır Sürveyler bulaşık bulunan yerlerde sınırlandırma ve keşif sürveyi, temiz alanlarda ise keşif sürveyleri şeklinde yapılmıştır. Hasat dönemi başlangıçlarında bölge liderleri tarafından bölgesel yetiştirme dönemi farkları göz önünde bulundurularak hazırlanan eylem planları doğrultusunda, eğitimler yapılmış, yumru kontrolleri ve toprak analizleri yapılarak bulaşık alanlar tespit edilmiştir. 2002–2006 yıllarında yürütülen sürvey çalışmalarında; Orta Anadolu Bölgesinde Nevşehir ilinde toplam 25714 da alanda, Niğde ilinde toplam 1473,3 da alanda, Kayseri ilinde toplam 318,87da alanda bulaşıklı tespit edilmiştir. Karadeniz Bölgesinde Ordu ilinde 206,5da alanda, Trabzon ilinde 8,9 da alanda, Giresun ilinde toplam 15 da alanda hastalık tespit edilmiştir. Bulaşık alanların hastalık haritaları oluşturulmuş, AB ve EPPO tarafından Synchytrium endobioticum için belirlenmiş karantina tedbirleri uygulanmıştır. Bu kapsamda bulaşık tarlada patates üretimi ve çoğaltım amaçlı fide, fidan üretimi ve toprak taşıyabilen havuç, soğan, şeker pancarı gibi bitkilerin yetiştirilmesi yasaklanmıştır. Bulaşık alanlar üzerinde hayvan hareketleri yasaklanmıştır. Bulaşık tarlada kullanılan her türlü alet ve ekipmanın %95’lin NaClO ile yıkanması zorunluluğu getirilmiştir. Bulaşık alanlara yakın yerlerde tohumluk patates üretimi yasaklanmış, sadece yemeklik patateslerin yetiştirilmesine izin verilmiştir. Patates hareketleri takip edilmiş, sağlık sertifikası ile yapılmıştır. Temiz alanlarda yetiştirilecek tohumluk patateslerin ekiminden önce toprak analizi yapılması zorunluluğu getirilmiştir. Bulaşık alanlarda ırk çalışmaları başlatılmıştır ve bu alanların etrafında güvenlik kuşağı oluşturulmuştur. Bulaşık tarla sahibi çiftçilere meydana gelebilecek kayıpları önlemek için teşvik ödeneği verilmiştir. KKGM’nün hastalık ile ilgili politikaları belirlenmiştir.

 Türkiye Bitki Koruma Müzesinin Böcek Koleksiyonu Yönüyle Zenginleştirilmesi Ve Veri Tabanının Oluşturulması

Başlama /Bitiş Tarihi:
2002-2007
Destekleyen Kuruluş:
Tagem
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Yasemin ÖZDEMİR
Proje Yardımcıları:
Proje Özeti:
Yurdumuzun fauna ve florasını tespit etmek ve bu alanlarda araştırıcılar yetiştirmek amacıyla kurulan Bitki Koruma Müzesinde, Ülkemizin değişik bölgelerinden toplanmış ve teşhis edilmemiş örneklerin değerlendirilmesi ve teşhis edilerek müzeye kazandırılması ve müzenin referans örnek bakımından zenginleştirilmesi, veri tabanı oluşturarak bu örneklerin veri tabanına işlenmesi ve müzeden araştırıcıların faydalanma olanağının artırılması amacıyla bu proje alınmıştır. Bu amaçla, müzede mevcut teşhis edilmemiş örnekler takımlarına göre ayrılmıştır. Çalışmaya örnek sayısı bakımından daha fazla olan Coleoptera takımından başlanmıştır. Familyalarına ayrılan bu takımın Cerambycidae, Carabidae Curculionidae ve Chrysomelidae örnekleri ilgili uzmanları tarafından teşhis edilmiş ve veri tabanına işlenmiştir. Bu familyalara ait müzede teşhisli tür sayısı daha önce 212 iken 454’e çıkmıştır. Ayrıca örnek sayı da artmıştır. Cerambycidae familyasından 6, Carabidae familyasından 5 türün Ülkemiz faunası bakımından yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. Türlere ait fotoğraflama çalışmaları da yapılmıştır. Coleoptera, Lepidoptera, Heteroptera, Diptera ile Hemiptera’nın bir kısmına ait olmak üzere toplam1874 tür veri tabanına işlenmiştir.

 Süne [Eurygaster Spp. (Hemiptera: Scutelleridae)] Mücadelesinde Kullanılan Bazı İlaçların Orta Anadolu Bölgesinde Süne Yumurta Parazitoitleri Trissolcus Spp. (Hymenoptera: Scelionidae)’Ne Etkileri Üzerinde Araştırmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
2003-2007
Destekleyen Kuruluş:
TAGEM
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Numan E. BABAROĞLU
Proje Yardımcıları:
Proje Özeti:
Bu çalışma, hububatın en önemli zararlılarından süne (Eurygaster spp.)’ye karşı yapılan mücadelede yaygın olarak kullanılan insektistlerden, Fenitrothion ve Zetacypermethrin etkili maddelerin EC ve ULV formülasyonlarının, sünenin populasyon artışını sınırlayan faktörlerin başında gelen yumurta parazitoitlerine (Trissolcus spp) olan etkilerinin belirlenmesi amacıyla 2003–2007 yıllarında laboratuvar ve doğa koşullarında yürütülmüştür. İnsektisitlerin ergine çıkışına etkisini belirlemek üzere laboratuvar koşullarında yürütülen çalışma sonucunda tüm çalışmada kullanılan tüm insektisitler zararlı olarak, doğa koşullarında yürütülen çalışma sonucunda da az zararlı olarak derecelendirilmiştir. Her iki koşulda da insektisit uygulaması yapılan parazitli süne yumurtaları içerisinde parazitoid gelişimini sürdürmüş, ölümlerin yumurtaya penetre etmiş insektisitlere ve yumurtadan çıkmakta olan parazitoitin yumurta üzerindeki insektisit kalıntılarına teması sonucunda meydana geldiği belirlenmiştir. İnsektisitlerin ergine etkisini belirlemek üzere laboratuvar ve doğa koşullarında yürütülen çalışma sonucunda çalışmalarda kullanılan tüm insektisitler zararlı olarak derecelendirilmiştir.

 Elma Bahçelerinde Elma İçkurdu [Cydıa pomonella (L.)] ve Elma Karalekesi Hastalığı [Venturıa ınaequalıs (Cke.) Wınt.]’nın Mücadelesinde Yardımcı Hava Akımlı Hidrolik Bahçe Pülverizatörünün Biyolojik Performansının Belirlenmesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
2004-2006
Destekleyen Kuruluş:
TAGEM - TEKNİK 20 (özel firma)
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Arzu AYDAR
Proje Yardımcıları:
Yasemin SABAHOĞLU , Cevdet ZEKİ , Apdullah ATLAMAZ , Servet UZUNOK , Mesut İŞÇİ
Proje Özeti:
Bu çalışma ile elma bahçelerinde ana hastalık ve zararlıya karşı kullanılan pestisitler ile etkili bir kimyasal savaşım yapılabilmesi için gerekli olan ilaçlama karakteristikleri, yaygın olarak kullanılan standart ve yardımcı hava akımlı pülverizatörler için belirlenmiştir. Bu pülverizatörler için, ağaç kanopisi üzerinde toplanan iz maddesi kalıntı miktarı, ilacın penetrasyonu, ilaç dağılım düzgünlüğü ve aynı zamanda ana hastalık ve zararlıya ilişkin biyolojik etkinlik, farklı çalışma koşulları için değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçların ışığında makinalar arasında karşılaştırma yapılmıştır. Böylece söz konusu ilaçlamalar için uygun ekipman ve karakteristiklere ait hem çiftçi için hem de standart deneme metodları için tavsiyede bulunmak mümkün olacaktır Denemeler ilaçlama karakteristiklerinin ve biyolojik etkilerin ortaya konulmasına yönelik olarak iki aşamalı olarak yürütülmüştür. Böylece elma bahçelerinde ana hastalık ve zararlıya karşı, yardımcı hava akımlı bahçe pülverizatörünün etkinliği standart pülverizatör ile karşılaştırılarak ortaya konulmuştur. Yardımcı hava akımlı bahçe pülverizatörü ile yapılan uygulamaların etkinliği standart pülverizatöre göre daha yüksek bulunmuştur. Ağaç üzerinde toplanan ortalama iz maddesi kalıntı miktarı, standart uygulamaya göre yardımcı hava akımıyla %3 artmıştır. Standart pülverizatörle uygulamaya göre toprak üzerinde toplanan iz maddesi kalıntı miktarı yardımcı hava akımlı uygulamalarda %48 azalmıştır. Ayrıca yardımcı hava akımlı pülverizatör ile16. metreye kadar iz maddesi kalıntı ölçümü yapılmıştır. Yardımcı hava akımlı uygulamada hava örneklerinde iz maddesi kalıntısı uzaklık arttıkça doğrusal olarak azalma göstermiştir.

 Buğdayda Önemli Kök ve Kök Boğazı Hastalık Etmenlerine Karşı Trichoderma harzianum ’un Etkinliğinin Araştırılması

Başlama /Bitiş Tarihi:
2005-2006
Destekleyen Kuruluş:
TAGEM-Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Durmuş ERDURMUŞ
Proje Yardımcıları:
-
Proje Özeti:
Bu çalışma 2005-2006 yılları arasında Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsünde yürütülmüştür. Bu çalışmada buğday kök ve kök boğazı patojenleri F. culmorum, F. pseudograminearum, B. sorokiniana ve R. solani’ ye karşı T. harzianum izolatlarının petride engelleme oranları, saksıda doğal ve steril topraktaki etkileri ve bitki çıkış oranına etkileri tespit edilmiştir. Patojenlere bakıldığında, F. culmorum’ a karşı % 82.59 engelleme ile T10 en etkili izolat olmuştur. T7 izolatı % 72.23 engelleme oranı ile F. pseudograminearum’ a ve % 76.44 oranı ile B. sorokiniana’ ya karşı en etkili izolat olmuştur. R. solani karşısında izolatlar arasında istatistiki bir fark görülmemekle beraber en yüksek etkiyi % 67.77 engelleme oranı ile T1 izolatı göstermiştir.Çalışmamız sonucunda farklı patojenlere karşı farklı izolatların etkili olduğu bulunmuştur. T. harzianum izolatları arasında patojenlere etkili olanlar seçilerek melezleme çalışmaları yapılarak faydalı karakterlerin kombine edilmesi sonucunda farklı patojen gruplarına karşı etkili izolatların geliştirilmesi mümkündür. Optimum biyolojik mücadele için bütün faydalı mekanizma ve karakterler aynı organizmada bulunmayabilir, bu nedenle faydalı özelliklerin kombinasyonu için farklı ırk ve türlerin melezlenmesine ihtiyaç vardır. Ülkemizde bulunan Trichoderma spp.’ nin tespiti için öncelikle taksonomik çalışmalara sonrasında ise etkinlik, etki mekanizması ve tarla çalışmalarına ihtiyaç vardır. Bulunacak etkili izolatlar arasında melezleme çalışmalarını içeren ileri çalışmalar yapılarak biyolojik mücadelede kullanılabilecek izolatlar elde edilebilir. Çalışmamızda elde edilen sonuçlara göre, izolatların B. sorokiniana’ ya karşı ileri çalışmalarda kullanılabileceği kanısına varılmıştır.

 Orta Anadolu Bölgesinde Patateslerde Zararlı Streptomyces Türlerinin Tespiti Ve Önemli Patates Çeşitlerinin Yaygın Olan Türe Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
2002-2006
Destekleyen Kuruluş:
Tagem
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Dr. Aynur KARAHAN
Proje Yardımcıları:
Proje Özeti:
Afyon, Bolu, Nevşehir ve Niğde illeri patates ekiliş alanları Streptomyces türleri yönünden 2002 ve 2003 yıllarında incelenmiştir. Bu çalışma kapsamında, morfolojik ve fizyolojik özellikleri ve aynı zamanda belirti tipleri de kullanılarak, patates yumruları üzerindeki lezyonlardan izole edilen Streptomyces türlerinin tanısı yapılmıştır. Yaprak-tomurcuk çeliklerinden üretilen patates mini yumruları, izolatların patojenisitelerinin ve yaygın türe karşı patates çeşitlerinin reaksiyonlarının belirlenmesinde kullanılmıştır. Kabarık, çukur, yıldız benzeri ve ağ şeklinde belirtiler gösteren 197 patates yumru örneği Afyon, Bolu, Nevşehir ve Niğde illerindeki patates tarlalarından toplanmıştır. Bu yumrulardan yapılan izolasyonlar sonucu, 160 izolat elde edilmiştir. Patates mini yumruları üzerinde 48 izolat patojen olarak tespit edilmiştir. Kırksekiz izolatın morfolojik ve fizyolojik karakterizasyonu yapılmış ve bu sonuçlara göre izolatlar 6 gruba ayrılmıştır. En virülent izolat olarak belirlenen ve S. scabies olarak tanısı yapılan St-83 nolu izolat, Orta Anadolu Bölgesi’ nde yaygın olarak üretimi yapılan patates çeşitlerine inokule edilmiş ve bunların reaksiyonları belirlenmiştir.

 Orta Anadolu Bölgesi Hububat Tarlalarında Sorun Olan Bazı Önemli Gramıneae Türlerinin Erken Dönemde Teşhisi

Başlama /Bitiş Tarihi:
2002-2006
Destekleyen Kuruluş:
Tagem
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Ayşegül YILDIRIM
Proje Yardımcıları:
M. Selçuk BAŞARAN
Proje Özeti:
Orta Anadolu Bölgesinde 2002–2006 yıllarında yürütülen bu çalışmada buğday tarlalarında sorun olan Gramineae familyasından, 12 cinse ait 22 dar yapraklı yabancı ot türünün uygun ilaçlama zamanı olan fide döneminde teşhisine yönelik pratik teşhis anahtarı hazırlanmıştır. Anahtarların hazırlanmasında seçilen Avena sterilis L. (Kısır yabani yulaf), A. fatua L. (Yabani yulaf), Aegilops cylindrica Host. (Sakal otu), Ae. triuncialis L. (Üç kıllı teke çimeni), Ae. umbellulata Zhuk., Ambylopyrum muticum (Boiss.)Eig., Bromus tectorum L. (Püsküllü çayır), B. japonicus Thunb. (Japon bromu), B. sterilis L. (Kıraç çayırı), Secale cereale L. (Çavdar), Lolium temulentum L. (Delice), L. rigidum Gaudin (İnce delice), Poa annua L. (Tavşanbıyığı), P. bulbosa L. (Yumrulu tavşanbıyığı), Alopecurus myosuroides Huds.(Tilkikuyruğu), Eragrostis cilianensis Janchen (Çayırgüzeli), Phalaris paradoxa L. (Yumuşak başaklı kuşyemi), P. brachystachys Link. (Kısa başaklı kuşyemi), Hordeum murinum L. (Duvar arpası), H. geniculatum All. son yıllarda buğday tarlalarında sorun olan ve ileridede sorun oluşturacak türlerdir. Üç─dört yapraklı döneme gelen fidelerin yaprak ayası, yaprak kını, kulaçık ve ligula (dilcik) yapısı ile tüylülük durumları stereo mikroskopta incelenmiş ve özellikleri kaydedilmiştir. Ölçümler 20 birey üzerinde yapılmıştır. Ligula ve yaprak eni ölçümlerinde 3. yaprak esas alınmıştır

 Helicoverpa(=Heliothis) Armigera (Hubner) (Lepidoptera: Noctuidae)’Da Sentetik Piretroidli İnsektisitlere Karşi Dayanikliliğin Biyokimyasal Mekanizmalari Üzerinde Araştirmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
2002-2006
Destekleyen Kuruluş:
TÜBİTAK
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Sakine UĞURLU
Proje Yardımcıları:
Mesude İŞCAN, Belgin İŞGÖR
Proje Özeti:
Bu çalışma, Adana ve Antalya pamuk ekim alanlarından toplanan Yeşilkurt, Helicoverpa armigera’ da sentetik piretroidli insektisitlerden lambda-cyhalothrin ve esfenvalerateye karşı dayanıklılığın biyokimyasal mekanizmalarını araştırmak amacıyla ele alınmıştır. Çalışmalar 2002-2006 yılları arasında Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümünde yürütülmüştür. Biyoassay çalışmalarında, H. armigera’nın hassas, Adana ve Antalya populasyonlarında 3.dönem (30-40 mg) larvalarda, LD50 değerleri topikal biyoassay yöntemiyle belirlenmiştir. Glutatyon S-transferaz enzim (GST) aktiviteleri belirlenmiş ve bu enzim aktiviteleri hassas ve tarla populasyonları arasında karşılaştırılmıştır. Ayrıca Western Blot analizleriyle bu enzimin izozim profilleri belirlenmiştir. P450 enzim aktivitesi ile ilgili yapılan çalışmalarda tek bir larvadan elde edilen proteinler yeterli olmadığından kullanılan metot ile bu çalışmalardan sonuç alınamamıştır.

 Orta Anadolu Bölgesinde Yumurta Parazitoidi Trissolcus semistriatus Nees (Hym: Scelıonıdae)’Un Kitle Üretimine Uygun Pentatomıdae Türlerinin Belirlenmesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
2002-2006
Destekleyen Kuruluş:
DPT
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Münevver KODAN
Proje Yardımcıları:
Erhan KOÇAK Ayşegül YILDIRIM Numan E. BABAROĞLU Sibel KARAOĞLU Kadir MELAN
Proje Özeti:
Proje ile sünenin yumurta parazitoidi Trissolcus semistriatus Nees (Hym. Scelionidae)’un laboratuvarda üretimine yönelik uygun konukçu ve doğada alternatif konukçuları belirlenmeye çalışılmıştır. Proje kapsamında, 2002 yılında Ankara ve Aksaray’ın ilçelerindeki hububat alanlarından ve bu alanların çevresindeki yabancıotlardan 12 Pentatomidae ergini ve beslendikleri 14 bitki türü belirlenmiştir. Bu bireyler içinden 8 tür laboratuvarda üretilebilmiştir. Doğadan toplanan 102 Pentatomidae yumurtasından parazitli olanlardan 4 Trissolcus türü belirlenmiştir. 2003 yılı çalışmaları Ankara, Aksaray, Çankırı, Eskişehir illerinden toplanan materyaller üzerinde yapılmıştır. Bu illerin hububat alanlarından, çevresindeki yabancıotlardan ve kışlaklardan Pentatomidae familyası ait 12 tür ve beslendikleri bitkiler olarak 13 tür tespit edilmiştir. Doğada toplam 134 Pentatomidae yumurta paketi bulunmuş ve bu yumurtalardan 5’i Trissolcus türü toplam 7 parazitoit belirlenmiştir. Laboratuvarda yetiştirlen 8 Pentatomidae bireyinin günlük yumurtaları -80 oC’de derin dondurucuda 1-12 ay depolanmıştır. Depolanan yumurtalarda depolama sürelerine göre parazitoitlerin parazitleme oranları, çıkış oranları, cinsiyetler oranı, gelişme süreleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre sekiz tür içinde T. semistriatus’un laboratuvarda üretimine uygun konukçunun Graphosoma lineatum L. (Het: Pentatomidae) olduğu ortaya konulmuştur.

 Buğdayda Önemli Kök ve Kök Boğazı Hastalık Etmenlerine Karşı Trichoderma harzianum’ un Etkinliğinin Araştırılması

Başlama /Bitiş Tarihi:
2005-2006
Destekleyen Kuruluş:
Tagem
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Durmuş ERDURMUŞ
Proje Yardımcıları:
Proje Özeti:
Bu çalışma 2005-2006 yılları arasında Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsünde yürütülmüştür. Bu çalışmada buğday kök ve kök boğazı patojenleri F. culmorum, F. pseudograminearum, B. sorokiniana ve R. solani’ ye karşı T. harzianum izolatlarının petride engelleme oranları, saksıda doğal ve steril topraktaki etkileri ve bitki çıkış oranına etkileri tespit edilmiştir. Patojenlere bakıldığında, F. culmorum’ a karşı % 82.59 engelleme ile T10 en etkili izolat olmuştur. T7 izolatı % 72.23 engelleme oranı ile F. pseudograminearum’ a ve % 76.44 oranı ile B. sorokiniana’ ya karşı en etkili izolat olmuştur. R. solani karşısında izolatlar arasında istatistiki bir fark görülmemekle beraber en yüksek etkiyi % 67.77 engelleme oranı ile T1 izolatı göstermiştir.Çalışmamız sonucunda farklı patojenlere karşı farklı izolatların etkili olduğu bulunmuştur. T. harzianum izolatları arasında patojenlere etkili olanlar seçilerek melezleme çalışmaları yapılarak faydalı karakterlerin kombine edilmesi sonucunda farklı patojen gruplarına karşı etkili izolatların geliştirilmesi mümkündür. Optimum biyolojik mücadele için bütün faydalı mekanizma ve karakterler aynı organizmada bulunmayabilir, bu nedenle faydalı özelliklerin kombinasyonu için farklı ırk ve türlerin melezlenmesine ihtiyaç vardır. Ülkemizde bulunan Trichoderma spp.’ nin tespiti için öncelikle taksonomik çalışmalara sonrasında ise etkinlik, etki mekanizması ve tarla çalışmalarına ihtiyaç vardır. Bulunacak etkili izolatlar arasında melezleme çalışmalarını içeren ileri çalışmalar yapılarak biyolojik mücadelede kullanılabilecek izolatlar elde edilebilir. Çalışmamızda elde edilen sonuçlara göre, izolatların B. sorokiniana’ ya karşı ileri çalışmalarda kullanılabileceği kanısına varılmıştır.

 Orta Anadolu Bölgesinde Patates Mildiyösü [( Phytophthora infestans (Mont) De Bary] Hastalığının Mücadelesinde Bilgisayar Destekli Tahmin Ve Uyarı Modellerinden Yararlanma Olanakları Üzerinde Araştırmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
2002-2005
Destekleyen Kuruluş:
TÜBİTAK
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Emel ÇAKIR
Proje Yardımcıları:
Proje Özeti:
Phytophthora infestans’ın neden olduğu patates mildiyösü dünyadaki çoğu patates üretim alanlarında yaygındır. Hastalıkların tahmin uyarısı bitki hastalıklarının yönetiminde faydalı bir yöntemdir. Patates mildiyösünün tahmin uyarısında birçok model vardır ve dünyada yaygın olarak birçok patates üretim alanında kullanılmaktadır. Bu çalışma 2003 – 2007 yılları arasında Bolu ili patates yetiriciliği yapılan tarlalarda yürütülmüştür. Çalışmada patateste mildiyö hastalığının etmeni olan P. infestans 'ın enfeksiyon koşullarının tahminine olanak veren Ullrich Schrodter, Winstel ve Blitecast tahmin uyarı modelleri kullanılmıştır. Modellere göre yapılan infeksiyon tahmini ile doğada gerçekleşen enfeksiyonlar karşılaştırılarak modeller değerlendirilmiştir. Böylece bölgemiz koşullarında söz konusu hastalığın enfeksiyonlarını en iyi tahmin eden model belirlenmiştir. Çalışmalar sonucunda Ullrich Schrodter ve Blitecast enfeksiyon koşullarının tahmininde başarısız olmuştur. Winstel modeli tüm yetiştirme dönemlerinde enfeksiyon koşullarını tahmininde başarılı olmuştur. Sonuç olarak Winstel bizim bölgemiz için en iyi model olarak tespit edilmiştir. Bu çalışma ile ilk kez Bolu ilinde A1 ve A2 mating tiplerinin varlığı tespit edilmiştir.

 Orta Anadolu Bölgesi Bağ Alanlarında Asma Yaprak Kıvrılma Hastalığına Neden Olan Virüsler, Bunların Ürün Kalitesine Etkisi ve Bazı Çeşitlerin Bu Hastalığa Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi

Başlama /Bitiş Tarihi:
2001-2005
Destekleyen Kuruluş:
-
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Dr. Birol AKBAŞ
Proje Yardımcıları:
Prof. Dr. Birhan MARASALI, Dr. Diğdem İLHAN
Proje Özeti:
Bu çalışma Orta Anadolu Bölgesi’nde bağlarda görülen yaprak kıvrılma virüslerini, bunların üzüm kalitesine etkilerini ve bazı önemli çeşitlerin reaksiyonlarını belirlemek amacı ile 2001-2005 yılları arasında yürütülmüştür. Kırk bir farklı çeşitten toplanan 622 asma örneği ELISA testi ile Grapevine Leafroll Associated Virus 1, 2, 3 ve 7’ye karşı testlenmiştir. Testlenen çeşitlerin 27 tanesinin, örneklerin ise 95 tanesinin (% 15.27) bu hastalığa yol açan virüsler’den en az bir tanesi ile bulaşık olduğu belirlenmiştir. Hastalığa yol açan en yaygın virüsün GLRaV-1 olduğu bunu GLRaV-3, GLRaV-7 ve GLRaV-2’nin takip ettiği bulunmuştur. Hastalığın en yoğun bulunduğu iller sırasıyla Ankara, Nevşehir ve Isparta illeri olmuştur. Hastalığın dane ağırlığında ortalama % 30.4’lük bir azalmaya saptanmıştır. Yapılan reaksiyon çalışmaları sonucunda, hastalığa en hassas çeşitlerin Parmak, Kara Dirmit, Kara Gevrek ve Gül Üzümü çeşitlerinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Asma, Yaprak Kıvrılma, Virüs, Kalite, Çeşit, Reaksiyon

 Elma Bahçelerinde Baklazınnı [Tropınota Hırta (Poda) (Coleoptera: Scarabaeıdae)]’Na Karşı Kitlesel Tuzaklama Olanakları Üzerinde Araştırmalar

Başlama /Bitiş Tarihi:
2003-2005
Destekleyen Kuruluş:
Tagem
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Vildan BOZKURT
Proje Yardımcıları:
Ayşe ÖZDEM, Cevdet ZEKİ
Proje Özeti:
Baklazınnı [Tropinota hirta (Poda) (Coleoptera: Scarabaeidae)] erginleri sert ve yumuşak çekirdekli meyve ağaçlarının çiçeklerini yiyerek zararlı olmaktadır. Baklazınnı’na karşı kimyasal mücadeleye alternatif mücadele yöntemlerini ortaya koymak amacıyla ele alınmış olan bu proje 2003-2005 yılları arasında Orta Anadolu Bölgesi’nde Karaman ilinde elma bahçesinde yürütülmüştür. Bu amaçla, elma bahçesinde içinde konukçu bitkinin kokusunu içeren erginleri cezbedici kapsüllerin bulunduğu funnel tipi tuzaklar ve içine 1/3 oranında su konulan mavi ve beyaz plastik leğenler kullanılarak, zararlının kitlesel tuzaklama olanakları araştırılmıştır. 2003, 2004 ve 2005 yıllarında yapılan çalışmaların sonuçları değerlendirildiğinde diğer karakterlere göre en iyi performansı funnel tuzakların gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca funnel tuzakların diğer karakterlere göre zararlının uçuş periyodu süresince daha uzun süreli ergin yakaladığı ve doğada ilk erginlerin tespitinde daha iyi performans gösterdiği belirlenmiştir. Ancak, elde edilen sonuçlara göre gerek ergin sayısı ile gerekse çiçek buketi zarar oranları arasında ilişki bulunmaması ve parsellerde zararlıdan dolayı meydana gelen zararın verime yansımaması nedeni ile kitlesel tuzaklama çalışmalarına geçilmesi uygun görülmemiştir. Bu nedenle diğer karakterlere göre en iyi performansı gösteren funnel tuzakların monitör amaçlı olarak kullanılabileceği kanısına varılmıştır. Ayrıca pratikte halen üretici tarafından kullanılmakta olan mavi leğenlerin yakaladığı ergin sayısının funnel tuzaklardan az olmasına rağmen, parsellerde zararlıdan dolayı meydana gelen zararın verime yansımaması nedeni ile uygulamada kullanılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır.

 Orta Anadolu Bölgesinde Organik Kiraz Üretiminde Hastalık, Zararlı ve Yabancıotların Mücadelesinin Yönetimi

Başlama /Bitiş Tarihi:
2003–2005
Destekleyen Kuruluş:
TAGEM
Enstitünün Projedeki Yeri:
Lider
Proje Yürütücüsü:
Ayşe ÖZDEM
Proje Yardımcıları:
Cevdet ZEKİ, Ayşegül Yıldırım, Apdullah ATLAMAZ, Kadriye KALINBACAK, Adem ATASAY, Münevver KODAN, Vildan BOZKURT, Necla BALİÇ, Mustafa KAN, Selma ÖZYİĞİT, Ergün CONGER
Proje Özeti:
Bu proje 2003–2005 yılları arasında Isparta (Eğirdir) ve Konya (Akşehir) illerinde yürütülmüştür. Her iki ilde de organik ve entegre mücadele uygulamaları yapılan kiraz bahçelerinde mevcut hastalık, zararlı ve yabancıotların tespiti ve mücadelesi, doğal düşmanların tür ve yoğunlukları, toprak ve yaprak analizleri, pomolojik analizler ve ekonomik analizler yapılmıştır. Organik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşu tarafından organik tarım bahçeleri denetlenmiştir. Konya (Akşehir)’daki iki yıllık çalışmalar hedefine ulaştığı için, proje 2005 yılında yalnız Isparta (Eğirdir)’da yürütülmüştür. Kiraz Zararlılarının Mücadelesinin Yönetimi çerçevesinde Eğirdir’deki organik tarım uygulamaları ve Entegre Mücadele çalışmalarının yapıldığı bahçelerdeki zararlı ve yararlı türleri ve yoğunluklarını belirlemek amacıyla dal sayım yöntemi, gözle inceleme yöntemi, darbe yöntemi ve tuzak yöntemi kullanılmıştır. Kiraz sineği mücadelesi için Kitle Yakalama Tekniği uygulanmıştır. Bu metoda göre Rebell + amonyum kapsülü tuzak kombinasyonundan 4 adet /ağaç asarak mücadele yapılmıştır.2003 Yılında kiraz meyvelerinde kurtlu kiraza rastlanmamış ancak 2004 yılında %1 oranında kurtlu kiraz belirlenmiştir. Kiraz Hastalıklarının Mücadelesinin Yönetimi çalışmalarında hastalık etmenlerini saptamak amacıyla farklı periyotlarda hastalık belirtisi gösteren meyve, dal, yaprak ve sürgünlerden örnek alınarak laboratuvarda incelenerek izolasyonlar yapılmıştır.Yaprak delen hastalığı için tüm bahçelerde Bordo Bulamacı uygulanmış ve hastalıkla ilgili sorun yaşanmamıştır. Ancak bazı bahçelerde soğuktan kaynaklanan sürgün ve dal kurumalarının olduğu tespit edilmiştir.Yabancıot Mücadelesinin Yönetimi için bahçelerdeki yabancıotların türleri saptanmıştır. Yabancı otların mücadelesi çapalama ve biçme şeklinde yapılmıştır. Hastalık, zararlı ve yabancıotların mücadelesi, organik tarım bahçelerinde organik tarım yöntemlerine, entegre mücadele bahçelerinde entegre mücadele yöntemlerine uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmaların yapıldığı bahçelerden toprak ve yaprak örnekleri alınarak, analizleri yapılmış ve besin eksikliği belirlenmiştir. Analiz sonuçlarına göre organik gübre tavsiyesi yapılmıştır. Meyve analizleri sonucunda Organik meyve ile Entegre meyve arasında önemli fark bulunmamıştır. Ekonomik analizler için organik ve entegre mücadele bahçeleri dışında konvansiyonel kiraz bahçelerinde değerlendirmeye alınmıştır.2003–2004 ekonomik analizler sonuçlarına göre organik kiraz en yüksek düzeyde fiyat bulmuştur. ETKO Organik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon kuruluşuna uzmanları tarafından organik tarım uygulaması yapılan bahçeler denetlenmiş olup, her iki bahçeye de 2004 yılından itibaren Organik Tarım Sertifikası verilmiştir.

Toplam Proje Sayısı : 296   

Sayfalar: 1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15